Bana öyle gelirdi ki, çevresiyle, çevresindekilerle, için için, haincesine alay ediyordu. Haince olduğunu nerden mi biliyorum? Çünkü efendim, öyle gizliden gizliye alay eder ki, alay ettiğini kendisinden başka hiçkimse anlayamazdı. Alayını dışa vurmaz, başkalarına belli etmezdi. Bir insan, başkalarıyla yalnız kendisi eğlenmek için alay ediyorsa, bu, haince bir alaydır.
Bu şair milleti, gördükleri güzel kadınlara hemen tutulurlar. Dünyadan aşkı kaldır da bak, ilâç için bir tane bile şair kalmaz. Enayi kadınlar da bilmezler, o şiirleri sahi zanneder, tav olurlar.
Bakanlığın parasız okuttuğu yüksek öğrenim gençlerinden daha çoğunu okutur, yetiştirir bu kadın... Memlekete büyük hizmeti vardır. Hükümet bir insana parasız yüsek eğitim yaptırtsa, arkasından hemen «Mecburî hizmet» ister. Müzayede Hanım yetiştirdiği, okutup meslek sahibi yaptığı gençlerden mecburî hizmet de istemez. Neden istemez? Çünkü o iş, olursa gönüllü olur, metazori olmaz, mecburiyet yok, anladın mı? Müzayede Hanım gibi daha onbeş yirmi kadın olsa, memlekette yüksek öğrenim yapmamış delikanlı kalmaz.