Tatlı Betüş

Aziz Nesin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·314 syf.··
2022 142. kitabı
Orson Welles'in kurgu şahikası (hikayesi için aynı şeyi söyleyemem) Citizen Kane'de bir "rosebud" kelimesi üzerinden Kane'i tanıyan, bir şekilde onun hayatında yer alan birçok kişiyle söyleşme üzerinden bir basın kralı Kane portresi izlemiştik. Aziz Nesin, Zübük'te olduğu gibi Tatlı Betüş'te te aynı kurgulamayı başarıyla deniyor. Anılan iki romanında da anlatıcı olarak kendisini değil bizzat tanıklıkları kullanıyor. Bu yöntem büyüleyicidir zira her tanık, anlatılan kişiyi kendi meşrebine göre tanımlar. Kendi cümleleriyle anlatır ve böylece Betüş karakteri yazarın tek tip penceresinden değil tanıkların çok yönlü dünyalarındaki gibi şekillenir. Bu bir romancının zengin bir karakter ortaya koyabilmek için bulabileceği en güzel yoldur. Zübük'te tanıklar her biri birbirinden pek az fark arz eden kasabalıların gözünden anlatılan Zübükzade'de benzer bir zenginlik yoktu ama karakter yaratımı tanıkların anlattıkları olayların çok güçlü mizahi etkisiyle oluşmuştu. Betüş öyle de değil. Betüş'ü anlatan, ona aşık bir şair olduğunda farklı bir Betüş'ü, bir dergi yazarı kadın olduğunda başka bir Betüş'ü ya da onun bedeninin peşinde olan eski bir çapkın anlattığında bambaşka bir Betüş'ü çıkartıyor ortaya. Haliyle Tatlı Betüş dediğimiz karakter de aslında bir insandan fazlası, bir tipoloji haline geliyor. Kimdir bu tipoloji? Betüş 1958'de yazıldığından şüphesiz Demokrat Parti'yle önce şekillendirilen sonra da azdırılan sosyete dünyasının merkez kuvvetidir. Toplum cemaatler ve cemiyetler olarak ikiye ayrıldığında bizde burjuva denilen oluşum yapay ve zorlama olduğundan cemiyet kesimi de kaçınılmaz bir yozluk taşır. '50'li yılların aslen köylü olan ama sırf para ve mevki sahibi oldukları için kentliymiş gibi kabul gören sosyetesinin içinin boşluğunu, yüzeyselliğini, alaturkalığını her
Tatlı BetüşAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2005992 okunma
8/10
·333 syf.·
2018 48. kitabı
Tatlı Betüş Lokum Betül Bayan Dövüz Güllü Mis Kamepa......... -Roman, birçok kişinin bakışıyla anlatılan ama aslında kim olduğu bilinemeyen Betüş isimli kadını konu almaktadır. Farklı isim ve lakaplarla anılan Betüş, etrafındaki insanların ikiyüzlülüğünü kendisi üzerinden kanıtlayarak onlardan intikam alma peşindedir. Ayıplanacak her türlü davranışı sergilemekten çekinmez, buna rağmen onu tanıyanlar onun aslında ne kadar naif ve hayırsever bir kadın olduğunu bilirler... Özgür Düşüncesi ve ödünvermez kişiliğiyle anılan sevgili Aziz Nesin, yine okunması gereken bir esere imzasını atmış. Okuyanı adeta kahkahaya boğacak ..niteliğinde bir eser ortaya çıkmış. Kara mizahtaki inceliği, ironiyi büyük bir başarıyla lanse edebilmiş yine usta yazarımız .. -“Size bişey söyleyeyim mi, bunca senelik gümrükçüyüm, gümrüklerin bir faydası olduğuna kani değilim. Elinde Betül Hanım gibi bikaç kadın olacak, salacaksın Avrupa'ya, Amerika'ya... Sermayesi de kendinden, sen hiçbişey koymayacaksın. Yatırım yok, kazanıp kazanıp getirecekler memlekete beyim.” (alıntı) “Tatlı Betüş” Keyifli okumalar diliyorum..
Tatlı BetüşAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2005992 okunma
6/10
·333 syf.·
2022 38. kitabı
Zorlanarak ve kısa tutarak ilerleyeceğim bir inceleme ile hoşgeldim madem .. Mizah ve hiciv ustası Aziz Nesin’in Tatlı Betüş’ünü sevmedim ben :( Okuduğum diğer kitaplarında aldığım tadı alamadım asla, zorlanarak bitirdim desem yeri. Sayfalar ilerledikçe olayın kurgusu karman çorman bir hal aldı, karakterlerin zaman zaman şive ile konuşturulmuş olması bana çok itici geldi üzülerek, ve bu öykü de çok sık kelime tekrarına düşülmüş, hiç haddim değil belki ama bu sefer olmadı ..
Tatlı BetüşAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2005992 okunma
Puan vermedi·333 syf.··
2021 119. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2021 15:43
Aziz Nesin'in muhteşem uslübuyla yazılmış, kadına, topluma, ilişkilere dair enfes bir hiciv örneği. Kitabın tamamı Aziz Nesin'in tiyatral yazım yeteneği ile dolu, zaman zaman kitap okuyor değil de bir tiyatro oyunu izliyormuşum gibi hissettim ve bu çok hoşuma gitti. Samimiyetle tavsiye edeceğim harika bir kitap.
Tatlı BetüşAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2005992 okunma
Gülerken düşünmeyi de unutmayın!
8/10
·416 syf.··
2019 124. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2019 12:56
Bir toplumda yaşamak, parçası olabilmek hatta toplumla aynı yöne gidebilmek, toplumun geleceğinde rol almak, yön vermek ve bunları sosyolojik açıdan sağlıklı toplum ve bireyler yetiştirmek için yapmak, her şeyin normal görünmesini sağlamak, ve normalmiş gibi davranmak... Buna kısaca günlük hayat diyebiliriz. Tabi birde; aynı toplumda yaşamak, aynı yolu yürürken biraz farklı gözlükler kullanmak var. Bunlar öyle gözlükler ki camlarının renginden dolayısıyla görüşü, çerçevesinin şa’şa’ası görünüşü çok farklı. Bunların “kralı çıplak göstermek” gibi meziyetleri olsa da kimseye bir zararı yok! Aksine; toplumun yürüdüğü yolda ihtiyaç duyduğu ekmeğe, suya ve her türlü yaşam desteğine ek besin olarak sunulan ruhsal bir besini sağlıyor. Evet, evet… Mizahı bu! Mizah Atinalılar tarafından insanın gerçekten toplum olmaya başladığı, sosyolojik açıdan büyük gelişmeler gösterdiği orta çağda geleneksel bir sanat ve ifade biçimi olarak geliştirilmiştir. Zaman içinde Avrupa’nın içine sızmış, insanlar bu işi meslek haline getirmişler. Amaç; kralı hem çıplak göstermek hem de aynı kralı eğlendirmekmiş. Dünyadaki gelişimini yüzyıllar içinde sürdürdükten sonra topraklarımızda da kendine yer, vücut bulabilmiş ve günümüze kadar varlığını sürdürmeyi başarmış. Edebiyatımızın tarihçesine dönüp baktığımızda mizahın ilk örnekleri olarak masallar, fıkralar ve tiyatro oyunları görebiliyoruz. Ama Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte edebiyatımız ve mizah biraz yön değiştirir ve daha eleştirel, daha keskin bir hal alarak kapsamı genişletir. Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz, Orhan Kemal, Bedii Faik, Haldun Taner, Muzaffer İzgü, Çetin Altan gibi yazarlar da, günümüz mizahının bulunduğu noktaya gelmesinde önemi büyük birer rol üstlenmişler, “güldürmek ve düşündürmek”i kendilerine rota belirlemiş ve
İlişkiler
Tatlı BetüşAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2005992 okunma
6/10
·333 syf.··
2020 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2020 14:25
Küçük yaşta bir doktora evlatlık olarak verilen Betül’e, yani Tatlı Betüş’e, Mısır’da ölen amcasından yüklü bir miras kalmıştır. 40 yılı aşkın bir süredir kendisinden haber alamayan gerçek akrabaları ve mirası duyup zuhur eden sahte akrabaları mirastan pay alabilmek adına Tatlı Betüş’ün izini sürerler. Her çaldıkları kapıda ise onları Tatlı Betüş’ün bir diğer hayatı ve yüzünü yaşayan insanlar karşılar. Lokum Betül, Bayan Döviz, Kopça Koparan Dansöz Gülcan Keklik, Madam Entelektüel, Müstesna Hanımefendi, Madam Abuş, Evlatlık Şükran, Yırtık Leyla ya da Sarışın Bebek onun diğer adları ve yüzleridir. Her tiple birlikte sosyal hayatın, daha ziyade de sosyete hayatının, günümüz deyimi ile “cemiyet hayatı”nın bir başka çürümüş yanı ortaya konur.
Tatlı BetüşAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2005992 okunma
10/10
·333 syf.·
2021 32. kitabı
“Her şey ortada apaçıkmış. Hiç insan kendi parasını böyle su gibi harcar mıymış! Ancak başkalarının ceplerinden çalma çırpma paralar böyle harcanırmış. Dünyanın en cömert insanları hırsızlar, yankesiciler, pezevenkler, dolandırıcılarmış. Neden elleri açıkmış? Çünkü başkalarının paralarını harcarlarmış da ondan. Kanunlar, kanunları yapanlara işlemezmiş. Ama bu ‘...... çocuklarında’ ahlak mahlak diye bir şey kalmamış.” — Kitabın her cümlesinde Aziz Nesin’in üstün zekasını ve gülmece yoluyla düşündürmece anlayışını derinden hissetmemek mümkün değil. Aziz Nesin’lik olaylar tüm kitaplarında olduğu gibi Tatlı Betüş’te de karşımıza çıkıyor. — Yüksek Sosyete’nin gerçekteyse alçak sosyetenin çürümüş, yozlaşmış, süslüpüslü bayağılıklarını sergileyip ortaya koyuyor. Kendine özgü yazım biçimleriyle ve diliyle de kitabı daha eğlenceli hale getiriyor. — Aklımda kaldığına göre mektupta şöyle şeyler yazılıydı: “İnsanlarda iki, pek nadir olarak da üç böbrek bulunur. Yolladığın mektupların hepsini çıkarıp bidaha okudum. Mektuplarında yazdığına göre şimdiye kadar dört kere apandisit, altı kere bademcik, üç kere ülser ameliyatı olmuşsun, iki kere kırılan belkemiğini alçıya koydurtmuşsun, iki kere kulak ameliyatı geçirmişsin. Tam üç kere de böbreklerinden birini aldırtmışsın. Aldırdığın eski böbreklerini unutup annene yazdığın mektuptaki böbrek ameliyatıyla, şimdi dördüncü böbreğini de aldıracaksın. Sana Allah dört ciğer, altı böbrek, beş kulak vereceğine, ne olurdu birazcık da vicdan verseydi...”
Tatlı BetüşAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2005992 okunma
10/10
·333 syf.··
2022 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2022 14:17
#OkudumİzledimBitti "Hey gidi hey! Vaktiyle atalarımız dünyanın üç kıtasında nal şakırdatıp kılıç sallarken onların torunları bugün oralarda çekiç takırdatıp sokak süpürgesi sallıyorlar. Memlekete döviz kazandıranlar diye ikimilyon işçimiz yurt dışında...Çok değil, Betül Hanım ayarında ikiyüz kadınımız olsaydı,yeterdi;ne diye ikimilyon işçimizi gurbet ele salacaktık...İnan olsun ikiyüz Betül, ikimilyon işçiden daha çok döviz getirdi memlekete... Size birşey söylim mi;bunca yıllık gümrükçüyüm, gümrüklerin bir faydası olduğuna ikna değilim. Elinde Betül Hanım gibi birkaç kadın olacak, salacaksın Avrupa'ya, Amerika'ya...Sermayesi de kendinden, sen hiçbişey koymayacaksın. Yatırım yok,kazanıp kazanıp getirecekler memlekete beyim." Kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa en namusuz odur. Şükran, Gülcan Keklik, Bayan Döviz, Lokum Betül... Aziz Nesin üstün zekâsını bir kez daha bizlere bu kitapta kanıtlamış. Toplumsal olaylara yaklaşımını, inceden fakat ağır eleştirilerini kalemini her zaman sevmişimdir. Paranın, iki yüzlülüğün, aşağılama ve eleştirilerini büyük bir keyifle okuyacaksınız. Ne yazık ki eleştiriye maruz kalan toplumun tüm sorunları tazeliğini hâlâ korumakta. 1974 yılında yayımlanan 1993'de 8 bölüm halinde çekilen diziyi de mutlaka seyretmelisiniz. Oyuncu kadrosunda kimler yok ki Türkân Şoray, Taner Barlas,Cem Davran, Tarık Tarcan, Deniz Türkân, Güzin Çorağan, Hüseyin Köroğlu, Bülent Kayabaş, Nur Subaşı ve niceleri... Karekterlerin hepsi şahsına münasır Dizinin tek eleştirilecek yanı jenerik müziği ve şarkısı Esin Engin gibi bir duaen nasıl böyle bir eseri katletmiş akıl alır gibi değil, diziyi izlemelisiniz çünkü kitapla birebir ilerliyor Sonunda yüreğiniz burkulacak
Tatlı BetüşAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2005992 okunma
10/10
·333 syf.··
Beğendi
·
2020 281. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2020 14:01
Tatlı Betüş kim mi? Tatlı Betüş bir parça hepimiz. Bir başkaldırı, alay etme, küçümseme, isyan, merhamet, iyilik sever, zordakinin yanında... Ağır eleştiri içeren ama bunu açıkça sunmayan bir kitap. Hayata en baştan yenik başlayan Betüş kendisine yapılan iyilikleri de kötülükleri de unutmamış. Herkese hakettiğini vermiş. Bir çok ismi olmuş onun ve isimlerin de bir çok anısı. Kıskanılmış, özenilmiş, kızılmış hayatı boyunca hep önde gelen isim olmuş. O sosyetenin gözbebeği olmuş ama hiçbir zaman tam anlamıyla sosyeteden olmamış. Sosyeteye karşı olmuş elinden geldikçe onlarla alay etmiş. Onun yaptığı her şeyin altında yatan bir olaylar silsilesi var. Dönemin topografyasını gözler önüne sermiştir. İçinde bitmeyen bir hınç, kin, öfke var. Dışında ise neşeli, güler yüzlü, şen şakrak alaycı bir Betüş. Dışarıdan ihtişamlı görünen sosyeten iç karartıcı yüzünü Betüş ile görüyoruz. Aziz Nesin bu eseri için “... toplumumuzun övüncü, seçkin kişilerinden oluşması gereken yüksek sosyetenin, gerçekte nasıl paradan başka değer ölçüleri olmayan, kültürsüzlük ve moral değersizliği içinde kokuşmuş dengesizler, sapıklar, yozlar topluluğu olduğunu anlatmaya çalıştım.” demiştir.
1000Kitap
Tatlı BetüşAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2005992 okunma
9/10
·333 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 20:17
Küçük yaşta evlatlık verilen güllüyü, miras için akrabaları tüm ülkede aramaya başlar. Güllü olarak başladığı hayata farklı isimler farklı olaylarla bitirmiş. Betüş merkezli en yüksekteki insandan en alttaki insana kadar Türk insanıni mizah ve eleştirel bir biçimde ele almış. Keyifli okumalar
Edebiyat
Tatlı BetüşAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2005992 okunma

Yazar Hakkında

Aziz NesinYazar · 190 kitap
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.