Tatlı Betüş

8,5/10  (16 Oy) · 
62 okunma  · 
11 beğeni  · 
978 gösterim
O kadar çok kaçak eşya çıkardık ki, kaptan şaşıp dehşet içinde kaldı.

-Bu eşyalar katiyen bu gemiden çıkmış olamaz, dedi.Çünkü bizim ki yolcu gemisidir ve bu kadar yükü şu kadar bin tonilatoluk şilepler bile kaldıramaz.Siz bu eşyaları geminin neresinden çıkardınız?

-Kıçından, dedim, geminin kıç ambarı kaçak eşya dolu...İkinci kaptanda,

-Artık alamayız, dedi.Aldıkca kaçak eşya çıkıyor, bu gemi bu kadar yükü taşıyamaz, sonra durduk yere gemiyi batıracağız.Biz mesuliyet kabul edemeyiz...
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2005
  • Sayfa Sayısı:
    333
  • ISBN:
    9759038374
  • Yayınevi:
    Nesin Yayınevi
  • Kitabın Türü:
İlgen Aktürk 
05 Tem 21:07 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Hayatımda ilk kez iki kitabi bir arada okumak istedim ve söz konusu Aziz Nesin olunca ikisini birlikte götüremedim. Salt Tatlı Betüş'ü okumak istiyordum çünkü. Hani bazı anlar vardır ya; okumaktan uzaklaşmışızdır bi süredir kafamızı toplayıp da bi kitaba adapte olamayız, okuyamayız ve bu döngü böyle sürer gider. Sonra yeniden başlamak için ne okuyalım da kitap okuma alışkanlığımızı devam ettirelim diye düşünürüz. Işte böyle anlarda en iyi gidecek şey kesinlikle Aziz Nesin okumaktır. Sizi asla yormaz, yüzünüzü güldürür, güldürürken düşündür. Ki bence mizah cidden yetenek işidir. Aziz Nesin'in mükemmel bir zekaya sahip olduğunu düşünüyorum. Öyle bir muhakeme, gözlem yeteneği var ve bunu o kadar güzel kullanıyor ki hayran olmamak mümkün değil. Aziz Nesin'i zaten çok severim ancak okudukça daha da bir hayran oluyorum ve hayatımda ara ara Aziz Nesin kitaplarına yer vermek niyetindeyim :) Kitabın konusu ise; miras nedeniyle akrabalarının seneler önce evlatlık verilen Güllü isimli kadını aramalarıyla başlıyor. Güllü olmuş Tatlı Betüş, Lokum Betül, Dövizci Bayan, Prenses Feşafeş vs vs araştırdıkları her insan yeni bir isim ve yeni bir hikaye anlatır Tatlı Betüş için. Evlatlık verilen küçük Güllü'nün başına gelmeyen kalmamıştır. Tüm zorluklara rağmen yüksek sosyetenin en önemli isimlerinden olmuş ve hikaye Tatlı Betüş'ün çevresindeki karakterler aracılığıyla aktarılmaya devam etmiştir. O kadar trajikomik bir hikaye ki bu yeri geldi sesli güldüm yeri geldi içim parçalandı. Aziz Nesin bizlere bu yüksek sosyete denilen göz önündeki, elit ve örnek kesim olarak gösterilen topluluğun iç yüzünü gösteriyor. Aslında bu insanların ne kadar kültürsüz, sapık, yozlaşmış ve paradan başka hiçbir şeyleri olmayan insancıklar olduğunu görüyorsunuz. Ve ben Tatlı Betüş karakterine öyle bir hayran oldum ki başından geçen yıkıcı olaylara karşın dimdik duruşuyla en sevdiğim güçlü kadın karakter oldu! Kitabı okurken sık sık bu romandan ne film olurdu be diye düşündüm durdum. Tam bir Yeşilçam komedisi olurdu doğrusu :)

Onur Özkan 
22 Eki 2016 · Kitabı okumayı düşünüyor · Puan vermedi

Aziz Nesin'in ilk olarak 1958 yılında "Bayan Döviz" adıyla yazdığı kitabını, 1960’da "Bir Mirasçı Aranıyor" adıyla düzeltmiş, Barış gazetesinin kitap istemesi üzerine ise 1973’te "Tatlı Betüş" ismi ile son halini almıştır. Aziz Nesin’in sıradışı bir kadını merkezine alan zamanın yüksek sosyete diye tabir edilen kesiminin yozlaşmışlığını her zamanki hicivsel üslubu ile anlattığı bir kitabıdır. Birçok insan tarafından farklı isim vede lakaplarla anılan Tatlı Betüş, etrafındaki insanların ikiyüzlülüğünü kendisi üzerinden kanıtlayarak onlardan intikam almak peşindedir. Ayıplanacak her türlü davranışı sergilemekten çekinmez, buna rağmen onu tanıyanlar onun aslında ne kadar iyi, naif ve hayırsever bir kadın olduğunu anlatıp dururlar.

Dil ve üslup bildiğiniz Aziz Nesin. Çoğunlukla kısa öyküler yazar malumunuz; romanı da becermiş. Genelde Aziz Nesin' den sıkılırım. Bu kitapla çok eğlendim. Çok az kitaba bu kadar güldüm. Zaman zaman kitabı elimden bırakıp gözlerimden yaş gelesiye güldüğüm oldu. Ya da okuduğum günlerde çok gülesim vardı.

Kitaptan 3 Alıntı

İlgen Aktürk 
03 Tem 00:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Şair Olmanın Şartları :))
"Gençliğimde bir miktar şiir yazdım ama, tabii isteyerek olmadı.. Mecbur kaldım da ondan şair oldum. Katiyen içimden gelerek değil.. Efendim, annem üveği idi. Lisenin onuncu sınıfında da çakmıştım. Yaşım da ilerlemiş, olmuş yirmi iki.. Evde huzur yok.. Babamla aramız açık.. Üstelik yoksuluz da.. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir de hasta oldum, çok zayıf düştüm. Verem olduğumu sanıyordum. Verem olmamışım ama bana öyle geliyordu. E bu durumda bir genç, şair olmaz da ne yapar? Şairlik için bütün şartlar vardı. Ben de mecbur oldum şiir yazmaya."

Tatlı Betüş, Aziz Nesin (Sayfa 120 - Adam Yayınları 13. Basım)Tatlı Betüş, Aziz Nesin (Sayfa 120 - Adam Yayınları 13. Basım)
İlgen Aktürk 
02 Tem 00:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Yüksek Sosyete Kadınlığı :))
"Yetmişinde karı.. Berber, makyaj,süt banyosu manikür filan, yirmi yaş gençleşip, ellisine iniyor. Moda üstüne fistan giyinip on yaş daha küçülüyor, oluyor kırk.. Aşk ile meşk ile on yaş daha iniyor, ediyor mu otuz.. Ee, bunun cilvesi var, döktürmesi var, dansı, zıplaması, hoplaması, beş yaş da ordan indi mi karı yirmi beşinde oluyor. Bir de kendine uygun renkli kör bir ışık altına yattı mı, karı oluyor on sekizinci baharında bir fidan ki, insan sevmelere doyamaz. Sonra, günün birinde namussuz azrail, yetmişindeki on sekizlik tazeyi kapıp gidiyor."

Tatlı Betüş, Aziz Nesin (Sayfa 102 - Adam Yayınları 13. Basım)Tatlı Betüş, Aziz Nesin (Sayfa 102 - Adam Yayınları 13. Basım)

Bayan Döviz
“Yani diyeceğim şu ki, Mahmut Bey, enternasyonal bir kadındı.
Memleketimizin döviz kaynağıydı ama,
ne yazık ki kadrini bilemedik.
Bir komşu devletin gümrükçüsü bana aynen
“Bu kadın bizde olsa el üstünde tutarız
ve sizde yaptığı vazife karşılığında
ellibin lira maaş bağlarız” demişti.

Bugün bizim en büyük döviz kaynağımız nedir? Avrupa’lara, Avustralya’lara gönderdiğimiz işçilerimiz değil mi?
Hey gidi hey! Vaktiyle atalarımız dünyanın
üç kıtasında nal şakırdatıp kılıç sallarken, onların torunları bugün oralarda çekiç takırdatıp sokak süpürgesi sallıyorlar. Memlekete döviz kazandırsınlar diye
iki milyon işçimiz yurt dışında…
Çok değil, Betül Hanım ayarında
ikiyüz kadınımız olsaydı, yeterdi;
ne diye iki milyon işçimizi gurbet
ellere salacaktık…
İnan olsun ikiyüz Betül, iki milyon işçiden daha çok döviz getirirdi memlekete…

Size birşey söyliyeyim mi, bunca senelik gümrükçüyüm, gümrüklerin bir faydası olduğuna emin değilim. Elinde Betül Hanım gibi birkaç kadın olacak, salacaksın Avrupa’ya, Amerika’ya… Sermayesi de kendinden, sen hiçbir şey koymayacaksın. Yatırım yok, kazanıp kazanıp getirecekler memlekete beyim.

Sonra da, neme lazım, kaçak eşyalarını yakaladığımız zaman bize karşı eli gayet
açık bir kadındı. Bu bizim işler, maaşla
olmaz beyim…
Betül Hanım gibisi olduktan sonra ben
ne yapayım maaşı, değil mi ama…
Böyle bir beynelmilel şöhret kolay kolay yetişmez, zaten bizde, malum,
iş adamı kıtlığı var.”

Tatlı Betüş, Aziz Nesin (1958 Bayan Döviz - 1960 Bir Mirasçı Aranıyor - 1973 Tatlı Betüş)Tatlı Betüş, Aziz Nesin (1958 Bayan Döviz - 1960 Bir Mirasçı Aranıyor - 1973 Tatlı Betüş)