Tatlı Betüş

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.018
Gösterim
Adı:
Tatlı Betüş
Baskı tarihi:
Kasım 2005
Sayfa sayısı:
333
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038374
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
Baskılar:
Tatlı Betüş
Tatlı Betüş
Tatlı Betüş
O kadar çok kaçak eşya çıkardık ki, kaptan şaşıp dehşet içinde kaldı.

-Bu eşyalar katiyen bu gemiden çıkmış olamaz, dedi.Çünkü bizim ki yolcu gemisidir ve bu kadar yükü şu kadar bin tonilatoluk şilepler bile kaldıramaz.Siz bu eşyaları geminin neresinden çıkardınız?

-Kıçından, dedim, geminin kıç ambarı kaçak eşya dolu...İkinci kaptanda,

-Artık alamayız, dedi.Aldıkca kaçak eşya çıkıyor, bu gemi bu kadar yükü taşıyamaz, sonra durduk yere gemiyi batıracağız.Biz mesuliyet kabul edemeyiz...

 
327 syf.
·2 günde·8/10
Senin de kadınlar günün kutlu olsun GÜLLÜ...

İnceleme kitaptan alıntılar içermektedir.

Aziz Nesin'in uzun zamandır okumayı beklediğim ve tesadüfen kadınlar gününde okuduğum romanı ''Tatlı Betüş''. Nam-ı Diğer Lokum Betül, Madam Döviz, Prenses Faşefaş, Evlatlık Şükran, Güllü, Kopça Koparan Dansöz Gülcan Keklik, Miss Kamepa, Müzayede Hanım, Bayan Entellektüel, Yırtık Leyla, Madam Abuş, Müstesna Hanım, Yanpiri Karı.. Daha neler neler var da bunlar yeterlidir diye umuyorum.  Nasıl bir kadın böyle farklı namlarla anılır diye düşünüyorsunuz sanırım. Söyliyim. YÜKSEK SOSYETE.

Tatlı Betüş olarak bilin siz ama o benim gönlümde hep Güllü olarak kalacaktır. Neden mi? 15 yaşında evlatlık veriliyor Güllü. Sonrası tam bir hüsran, yalan, dolan, zarar, ziyan. Bir ömrü bin ömür gibi yaşayacak olan Güllü küçücük yaşında evlat edinildiği aile tarafından hakarete, her türlü haksızlığa, tacize, tecavüze uğruyor. Evden yaka paça, çırılçıplak bir şekilde atılıyor. Atılıyor ama  hafızasına kazıyor yaşadığı zulümü. Ona sahip çıkan da yalnızca kendisini anlayacak olan ve aynı hayatı yıllar önce yaşamış olan bir komşusu. Bir ömür sadakatle ve sevgiyle bağlı olacağı insanlardan biri. Azcık kendine gelince gözlerini açıyor. Açıyor ve adım atıyor karanlık dünyaya. Feleğin çemberine girişi işte böyle oluyor Güllü'nün. Sonrasında neler oluyor neler.

Feleğin çemberin hulahop gibi kullanıp beline doluyor Güllü. Başlıyor çevirmeye. Dön baba dönelim. Gittiği her yerde, attığı her adımda bir üne kavuşuyor. Bu hayatın ona ettiği zulümü adım adım, katmer katmer hayatın burnundan getiriyor. Bunu yapması için gerekli olan gücün kaynağı, tabiiki bu YÜKSEK SOSYETE denen ALÇAKLAR, NAMUSSUZLAR, ARSIZLAR, DOYUMSUZLAR, GÖRMEMİŞLER, CAHİLLER sürüsünün içine karışmak. Böylelikle işler çok daha kolay hale gelecektir. Her türlü arsızlığın hoş karşılandığı, cahilliğin espri ile üzerinin örtüldüğü ve o tarz senin bu tarz benim, kokonoluktan kırılanların ve öropa öropa gezenlerin, 2. 3. Eşinden olan mutluluk meyvelerini(ihanet değil, yasak aşk değil onlar mutluluk meyvesi), sosyetenin diğer kodomanlarına pazarlama piyasasının göbeğinde çeviriyor bu çemberi Güllü.

"Kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu o' dur." Friedrich Nietzsche

Namussuzluğun diz boyu olduğu, ahlakın bulunmadığı ve arsızlığın kol gezdiği bir sosyetenin en ileri gelen kadını karşınızda. Dinsizin hakkından imansız geliyor. Hepsini tek tek dize getiriyor. Öyle bir kadın ki, sadece erkeklerin değil bütün kadınların da gözü onda. Ne yapsa, nereye gitse olay. Her yere kendinden önce namı gidiyor. Herkesin ulaşmak istediği, yalnızca kendi istediğiyle muhatap olan Müstesna Hanım. Yazar binbir karakterle bize birçok şey anlatmak değil, yaşatmak istemiş. Kara mizahın dibine indiğimiz bu kitapta yine birbirinden rezil şeyler eşlik ediyor bize. Ülkedeki yolsuzluklar, belediye 1 kazandırıyorsa kendine 3 alanlar, yurtdışında kaçak mal getirenler, siyaseti farklı kullananlar, insanları, duyguları, aldığımız nefesi bile pazarlayacak nitelikte kaliteli PAZZARLAMACILARIN olduğu ve yükselişin ne kadar kolay elde edilebildiğini, dibe çöküş içinse bir kibritin, bir çıbanın, yanlış bir adımın yettiğini çok güzel örneklerle açıklamış yazar. Bu kitabın her okuyan için farklı bir anlamı, farklı bir anısı olabilir. Birçok insanla diyalog halinde, farklı şiveleri ve farklı hayatları harmanlayıp ustalığının bütün gücünü ve mürekkebini akıtmış yazar. Yaşanılan dönemin sorunlarını anlamada usta olan Aziz Nesin başrolde Güllü'yü alarak bence çok farklı bir işe imza atmış. Ben ülkemizdeki olaylardan çok Güllü'nün yaşadıklarına, insanları ne kadar kolay elde edebildiğine ve kanyoncasına derin yüreğine daha çok bağlandım. Kitaplarında duygusal olaylardan çok kara mizahın etkili olduğu bir gerçek olan yazarın, içindeki duygusallığı bulduğum kitaptı benim için.

Tatlı Betüş yaşamış. Bir insan ne kadar kötü şey yaşayabilirse, ne kadar çamura bulanır iftiraya maruz kalabilirse hepsini hemde. Unutmamış kötülük edenleri ve bir bir intikamını almış. Onlar gibi kötülerinse hayatı fitil fitil burunlarından ve başka yerlerinden getirmiş. İyilik için de aynı şekilde. Bir insan ne kadar yükseğe çıkabilir ne kadar değerli olabilir ne kadar gözde olabilirse en yükseğine kadar, prensesliğe kadar çıkmış hemde. Bir prensesken bile içindeki üvey kızı yaşatmış. Ben bu kitabı çok sevdim.bir daha okunacaklar listeme ekledim.

Aziz Nesin'i tanımayan ve ne anlatmak istediğini bilmeyen birine tek kitap okumasını söylesem, bu kitap yeterli olur bence.



Vedanım düzenlediği #40597090 etkinliği için okuduğum ve iyi ki okumuşum dediğim kitap..
327 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Hayatımda ilk kez iki kitabi bir arada okumak istedim ve söz konusu Aziz Nesin olunca ikisini birlikte götüremedim. Salt Tatlı Betüş'ü okumak istiyordum çünkü. Hani bazı anlar vardır ya; okumaktan uzaklaşmışızdır bi süredir kafamızı toplayıp da bi kitaba adapte olamayız, okuyamayız ve bu döngü böyle sürer gider. Sonra yeniden başlamak için ne okuyalım da kitap okuma alışkanlığımızı devam ettirelim diye düşünürüz. Işte böyle anlarda en iyi gidecek şey kesinlikle Aziz Nesin okumaktır. Sizi asla yormaz, yüzünüzü güldürür, güldürürken düşündür. Ki bence mizah cidden yetenek işidir. Aziz Nesin'in mükemmel bir zekaya sahip olduğunu düşünüyorum. Öyle bir muhakeme, gözlem yeteneği var ve bunu o kadar güzel kullanıyor ki hayran olmamak mümkün değil. Aziz Nesin'i zaten çok severim ancak okudukça daha da bir hayran oluyorum ve hayatımda ara ara Aziz Nesin kitaplarına yer vermek niyetindeyim :) Kitabın konusu ise; miras nedeniyle akrabalarının seneler önce evlatlık verilen Güllü isimli kadını aramalarıyla başlıyor. Güllü olmuş Tatlı Betüş, Lokum Betül, Dövizci Bayan, Prenses Feşafeş vs vs araştırdıkları her insan yeni bir isim ve yeni bir hikaye anlatır Tatlı Betüş için. Evlatlık verilen küçük Güllü'nün başına gelmeyen kalmamıştır. Tüm zorluklara rağmen yüksek sosyetenin en önemli isimlerinden olmuş ve hikaye Tatlı Betüş'ün çevresindeki karakterler aracılığıyla aktarılmaya devam etmiştir. O kadar trajikomik bir hikaye ki bu yeri geldi sesli güldüm yeri geldi içim parçalandı. Aziz Nesin bizlere bu yüksek sosyete denilen göz önündeki, elit ve örnek kesim olarak gösterilen topluluğun iç yüzünü gösteriyor. Aslında bu insanların ne kadar kültürsüz, sapık, yozlaşmış ve paradan başka hiçbir şeyleri olmayan insancıklar olduğunu görüyorsunuz. Ve ben Tatlı Betüş karakterine öyle bir hayran oldum ki başından geçen yıkıcı olaylara karşın dimdik duruşuyla en sevdiğim güçlü kadın karakter oldu! Kitabı okurken sık sık bu romandan ne film olurdu be diye düşündüm durdum. Tam bir Yeşilçam komedisi olurdu doğrusu :)
333 syf.
·10 günde·Beğendi·8/10
Tatlı Betüş
Lokum Betül
Bayan Dövüz
Güllü
Mis Kamepa.........

-Roman, birçok kişinin bakışıyla anlatılan ama aslında kim olduğu bilinemeyen Betüş isimli kadını konu almaktadır.

Farklı isim ve lakaplarla anılan Betüş, etrafındaki insanların ikiyüzlülüğünü kendisi üzerinden kanıtlayarak onlardan intikam alma peşindedir. Ayıplanacak her türlü davranışı sergilemekten çekinmez, buna rağmen onu tanıyanlar onun aslında ne kadar naif ve hayırsever bir kadın olduğunu bilirler...

Özgür Düşüncesi ve ödünvermez kişiliğiyle anılan sevgili Aziz Nesin,
yine okunması gereken bir
esere imzasını atmış.
Okuyanı adeta kahkahaya boğacak ..niteliğinde bir eser ortaya çıkmış.
Kara mizahtaki inceliği, ironiyi büyük bir başarıyla lanse edebilmiş yine usta yazarımız ..


-“Size bişey söyleyeyim mi, bunca senelik gümrükçüyüm, gümrüklerin bir faydası olduğuna kani değilim. Elinde Betül Hanım gibi bikaç kadın olacak, salacaksın Avrupa'ya, Amerika'ya... Sermayesi de kendinden, sen hiçbişey koymayacaksın. Yatırım yok, kazanıp kazanıp getirecekler memlekete beyim.”
(alıntı) “Tatlı Betüş”


Keyifli okumalar diliyorum..
Aziz Nesin'in ilk olarak 1958 yılında "Bayan Döviz" adıyla yazdığı kitabını, 1960’da "Bir Mirasçı Aranıyor" adıyla düzeltmiş, Barış gazetesinin kitap istemesi üzerine ise 1973’te "Tatlı Betüş" ismi ile son halini almıştır. Aziz Nesin’in sıradışı bir kadını merkezine alan zamanın yüksek sosyete diye tabir edilen kesiminin yozlaşmışlığını her zamanki hicivsel üslubu ile anlattığı bir kitabıdır. Birçok insan tarafından farklı isim vede lakaplarla anılan Tatlı Betüş, etrafındaki insanların ikiyüzlülüğünü kendisi üzerinden kanıtlayarak onlardan intikam almak peşindedir. Ayıplanacak her türlü davranışı sergilemekten çekinmez, buna rağmen onu tanıyanlar onun aslında ne kadar iyi, naif ve hayırsever bir kadın olduğunu anlatıp dururlar.
333 syf.
·4 günde
Aziz Nesin'in şu güldüren, düşündüren, eleştirilerini tiye alarak yapan yapısını bir ben seviyor olamam heralde. Toplumun bir çok anlamda kötü gerçeklerini bizlerle buluşturmuş yine bu kitapta. Tatlı Betüş...
Bu isimden bir çoğumuzun anladığı bir deyim var. Evet bir çok erkeğin başını döndürecek olan Tatlı Betüş. Bir söz var kitabın içinde gerçekten eğlendirici. Tam olarak söyleyemesem de "memlekette bu Betül'den 10 tane olsa sırtımız yere gelmez, zenginleriz" diyor. Kitabı okudukça görüyorum ki adam haklı. Tabi ki bunun yapılması toplum etiğini sarsacak olsa da fena da bir yöntem değil hani. Tam olarak kitap içeriğinden bahsedemeyeceğim çünkü çok fazla olay var ve bu olayların her birinde Betüş'ten çok şey öğrenilir. Ben Aziz Nesin'in üslubunu okurken çok eğleniyorum. Bu yüzden hiç sıkılmadım. Akıcıydı
333 syf.
Dil ve üslup bildiğiniz Aziz Nesin. Çoğunlukla kısa öyküler yazar malumunuz; romanı da becermiş. Genelde Aziz Nesin' den sıkılırım. Bu kitapla çok eğlendim. Çok az kitaba bu kadar güldüm. Zaman zaman kitabı elimden bırakıp gözlerimden yaş gelesiye güldüğüm oldu. Ya da okuduğum günlerde çok gülesim vardı.
Aslına bakarsan, herkes bir yere, birine, bir makama kızıyor, sövmek istiyor; ama sövemez ki, sövse başı belaya girer, yakalar polis. Haydi deliğe!
Vaktiyle atalarımız dünyanın üç kıtasında nal şakırdatıp kılıç sallarken, onların torunları bugün oralarda çekiç takırdatıp sokak süpürgesi sallıyorlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tatlı Betüş
Baskı tarihi:
Kasım 2005
Sayfa sayısı:
333
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038374
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
Baskılar:
Tatlı Betüş
Tatlı Betüş
Tatlı Betüş
O kadar çok kaçak eşya çıkardık ki, kaptan şaşıp dehşet içinde kaldı.

-Bu eşyalar katiyen bu gemiden çıkmış olamaz, dedi.Çünkü bizim ki yolcu gemisidir ve bu kadar yükü şu kadar bin tonilatoluk şilepler bile kaldıramaz.Siz bu eşyaları geminin neresinden çıkardınız?

-Kıçından, dedim, geminin kıç ambarı kaçak eşya dolu...İkinci kaptanda,

-Artık alamayız, dedi.Aldıkca kaçak eşya çıkıyor, bu gemi bu kadar yükü taşıyamaz, sonra durduk yere gemiyi batıracağız.Biz mesuliyet kabul edemeyiz...

 

Kitabı okuyanlar 159 okur

  • Melis Özge Yılmaz
  • Şadan Çağlar
  • Defne Yıldırım
  • Ali Can
  • Ünsal YÜREK
  • Sarı Kütüphane
  • Emine Ş.
  • Ronya
  • Mehmet AYDIN
  • zkleb

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%4.3
18-24 Yaş
%18.5
25-34 Yaş
%20.7
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%18.5
55-64 Yaş
%3.3
65+ Yaş
%5.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%59.1
Erkek
%40.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.6 (20)
9
%8.5 (4)
8
%6.4 (3)
7
%12.8 (6)
6
%4.3 (2)
5
%2.1 (1)
4
%2.1 (1)
3
%0
2
%2.1 (1)
1
%0