Mukaddes SARIGÜL

Her zaman olduğu gibi bir kez daha emin olduğumuzda dünyanın korkulacak değil sığınılacak bir melce olduğunu hissederiz. Bu bitimsiz kâinat emsalsiz bir hazine yumağı olarak varlığını ve işleyişini sürdürmeye devam etmektedir. Bütün bu hakikat zemini içinde biz bir zerre de olsak yine de kendimizi biricik saymaya yetecek bir algı biçimiyle yaşamaya devam ederiz. Evrendeki kusursuz düzen bizi de istisnai kılar. Sahtelik hiçbir formuyla yoktur; kimse kimseye benzemez, hiçbir şey birbirinin kopyası değildir, yapaylık asla düşünülemez. İnsan da öyledir, onu üstün ve değerli kılan sadece seçilmiş olması değildir; bütün bu evren onun bilgisi, sezgisi ve çıkarımlarıyla hükümranlığına verilmiştir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bakmak değerlidir, görmek mesafe aldırır, hissetmek yabana atılamaz, anlamak emek ister.
Ailemiz ahlak der ahlak işitir; mahalle, davranışlarımızın sıkı takipçisidir. Evde anne ve babamızın, okulda bizi evire çevire inşa eden öğretmenlerimizin, sokakta bizi gözüne kestirenlerin dikkatinden kaçmayacak tek şey ahlaki standartlara olan sadakatimizin nasıl işlediğidir. Hissedilen de hissedil- mesi gereken de hep odur. Ondandır, her daim ah- lakımızla biliniriz, onunla sınanır onunla keyfiyet kazanırız. Kanaatlerin oluşumunda, önyargıların şekillenmesinde, hakkımızda bir karara varılmak istendiğinde yaşımıza başımıza bakılmadan aranan tek şey bizim ahlaki duruşumuzdur. Duruş, dilden eyleme, karakterden düşünmeye kadar pek çok alanda bizim hakkımızda bir fikir veren envanter olarak dikkat çeker.
Ey nefsim! Kalbim gibi ağla ve bağır ve de ki: "Fânîyim, fânî olanı istemem. Acizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahman'a teslim eyledim, gayr istemem! İsterim, fakat bir yâr-ı bâkî isterim. Zerreyim, fakat bir Şems-i Sermed isterim. Hiç-ender hiçim, fakat bu mevcûdâtı umumen isterim."
Çağdaş dünyanın gereklilikleri içinde gele neği bir yük olarak okuyanların ona karşı sürekli bir tereddüt hâlinde kalmalarını anlamak zor değildir. Esasen gelenek uçuk ve şıpsevdi ilgilerle sık sık kendini yenileme iddiasında olan heva ve heveslere karşı kayda değer bir filtre işlevi görür. Ölçüsüz ve sıra dışı ilgilerle kendini yeniden kurmayı hedefleyenler için gelenek çoklukla bir çeper, aşılması gereken bir engel ve defedilmesi gereken bir bela gibi algılanır. Oysa gelenek bütün bu konulardaki aceleciliğe karşı soğuk- kanlı bir dikkati, fantastik arzulara karşı gerçekçi ve hak bilir ölçütleri hatırlatır. Gelenek etrafında düşünmek sadece zihni tutarlılığı değil maddi gerçeklik dünyasının heveskâr söylemlerine karşı korunması gereken bir hassasiyeti de canlı tutar.
Sayfa 102·Kitabı okudu