Huxley Darvin’i o kadar katı bir biçimde savunuyordu ki o günden sonra kendisine ‘’Darvin’in buldoğu’’ lakabı takıldı. Bu tartışmayla ilgili sıkça anlatılan bir hikayeye göre, Wilberforce Huxley’e ‘’maymunluğunuz büyükanne tarafından mı geliyor büyükbaba tarafından mı?’’ diye sorunca Huxley, ’’birikimini önyargı ve yalanlara hizmet etmek için kullanan kültürlü bir insan olmaktansa maymundan gelmeyi tercih edeceğini’’ söyledi.
Darwin, günlüğüne yazdığı notlarda evliliğin yararları ve zararlarını karşılaştırıyor, yarar hanesine ''yaşlılıkta arkadaş olur....köpekten iyidir'' gibi notlar düşerken, zarar hanesine''kitaplar için daha az para'' ve ''korkunç bir zaman kaybı'' gibi sakıncaları sayıyordu.
Amir Ahmadi Arian ile ilk defa tanıştım kendisi İran'lı bir yazar fakat Amerika'da yaşıyor. Ve Balık Onu Yuttu Bu kitaba biraz ön yargılıydım çünkü beğenmeyenler olmuş sıkıcı olabilir diye düşündüm ve ilk başları öyle de oldu fakat karakterler ve olaylar oturdukça kitap hızlandı ve heyecanlı bir hal aldı. Kitabın ismi sanırım Yunus peygambere ithefen verilmiş ve balık ta cezaevi olarak tasvir edilmiş. Karakterimiz Yunus Turabi bir otobüs şöförü ve bağlı olduğu sendikaya greve girince hayatı değişiyor. Sendika hak arayışına girdiğinde çıkan kanlı olaylardan sonra Yunus'un otobüs seferinde bir oğlanın onu kışkırmasına dayanamayıp İran ulaştırma bakanının oğlunu dövmesi ile (kimi dövdüğünü bilmiyordu) günah keçisi seçilip Evin cezaevine giriyor ve orada yaşadığı olaylarla akıcı bir roman halini almış. Ben okurken keyf aldım. Okuyacaklara iyi okumalar.