Sevgili oğlum, insan on altı parçadan oluşur. On beş gün yemek yeme istediğin kadar su iç. Yaşam soluğu sudan oluştuğu için su içilmezse soluk kesiliverir.
Sonra on beş gün hiçbir şey yemedi. Sonra babasının yanına geldi ve 'Ne yememi istiyorsunuz efendim?' dedi. 'Evladım, Rig beyitlerini, Yacus formüllerini ve Sāman şarkılarını söyle.' 'Hiçbir şey hatırlamıyorum efendim.' Sonra ona dedi ki: 'Sevgili oğlum, bir ateş böceği büyüklüğündeki kömürden nasıl gücünün üstünde bir ateş çıkmazsa on altı parçandan on altıncısı çıkartıldığında Vedaları hatırlamadın. Şimdi git yemek ye, o zaman dediğimi anlayacaksın.' O yemek yedi. Sonra Onun yanına geldi. Ona ne sorduysa her şeyi anladı, cevap verdi. Sonra ona dedi ki: 'Sevgili oğlum, eğer bir ateş böceğinden daha büyük olmayan bir kömür samanla beslenirse daha büyük bir alev verir ve ateş büyür. Aynı şekilde on altı parçadan geri bırakılan tek bir tanesi besinle beslendiği zaman daha büyük alevlenme olur.'
En yüksek zirvesinde şevk ateşinden Ölümsüz Yasa ve Gerçek doğdu. Sonra Gece ortaya çıktı, sonra da denizin dalgalı su taşkınları meydana geldi.
Denizin dalgalı su taşkınlarından günleri ve geceleri mukadder kılan, her şeyin gözü kapalı efendisi Yıl doğdu. Sonra büyük yaratıcı Dhātar, sırasıyla Güneş'e ve Ay'a biçim verdi. Sonra gene Gökyüzü'ne ve Yeryüzü'ne, hava bölgelerine ve ışığa biçim verdi.
''Rigveda'daki bu ilâhiye 'Ka' ilahisi derler çünkü sürekli sorulan 'Hangi tanrıya kurban sunalım?' sorusundaki 'kasmai' kim zamirinden gelmektedir ve 'kime, neye?'' anlamı taşımaktadır. Bunun yalın hâli olan Kah ise 'tanrı Ka' olarak ve belki de adsızlığa işaret etmek amacıyla sembolize edilmiştir.