Umut Aydın

Umut Aydın
@DoveFromtheBox
Erken Hıristiyan tarihinin en dramatik pasajlarından biri bir Hıristiyan'ın Had­rianus'un en kişisel inşa projesine, dostu Antinous anısına yaptırdığı şehre karşı açtığı davadır. Antinous ile Hadrianus'un ilişkileri konusunda kesin olan çok az şey vardır. Muhtemelen Hadrianus'un 120'li yılların başlarında Atina'yı ya da başka bir Helen şehrini ziyaret ettiği sıralarda tanışmışlar; Antinous o sıralarda on iki ila on dört yaşlarında bir oğlanmış. Bundan birkaç yıl sonraya ait Roma sikkelerinde Antinous'un imparatorun av partilerine katıldığını, yani onun mah­rem çevresine dahil olduğunu görürüz. Antinous 120'li yılların sonlarında, on dokuz ila yirmi yaşlarındayken aniden ölmüş, cesedi Nil nehrinin kıyılarına vur­muş halde bulunmuştur. İmparator Nil nehrinin kıyılarında Antinous’un öldü­ğü yerde genç adamın anısına Antinapolis adı verilen bir şehir yaptırmış ve Ti­voli'deki evini genç adamın heykelleriyle doldurmuştur. Elde sadece belli parça­ları bulunan hikayenin mantıklı yorumu Hadrianus ile Antinous'un sevgili ol­duklarıdır. Hadrianus'un Antinous'a duyduğu aşk onun oğlanın anısına koca bir şehir yaptırma arzusunu da, oğlanın ölümünden kısa bir süre sonra Antinous'un tanrı olduğu yolunda bir ferman çıkartmasını da açıklar.
Sayfa 109
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
... evli zengin aylaklar Bazilika etrafında takılırlar. Burada biraz geçkin de olsa epeyce bir fahişeye ve emeğini kiralayan ya da satan adamlara da rastlanır... Vicus Tuscus'da ellerinden her iş gelen eşcinseller dolanır.
Sayfa 97
Yunancada po­iein sözcüğü ''yapmak'' anlamına gelir, bu kökten türeyen poiesis de ''yaratıcı edim'' demektir. Perikles dönemi Atinası poiesis idealini Spartalılar'a göre çok daha faz­la, sürekli olarak yüceltiyor ve şehri bir sanat eseri olarak kavrıyordu. Hem bi­limsel hem de siyasi akıl yürütme bu yaratıcı edimin bir parçasıdır; bazı antik ya­zarlar demokratik siyasete auto-poeisis, yani sürekli değişim halindeki siyasi özya­ratım adını vermişlerdir.
Sayfa 73
Yunanlı tarihçi Herodotos kendi uygar­lığının böyle yapmasının akla yatkınlığının karşısına Mısırlılar'ın garipliğini koyuyor ve şöyle diyordu: "Mısırlılar adet ve tavırlarında insanlığın normal uygula­malarını tersine çevirmiş gibi görünüyorlar. Mesela kadınlar pazara gidip ticaret yaparken erkekler evde kalıp dokuma işleri yapıyorlar."
Sayfa 62
Metonimi özgün anlamın üzerine bir örtü atarak onu çağrışım yoluyla dönüştürür.
Sayfa 62