Dr.Brand

Dr.Brand
@Dr_Brand
Avuçlayıp öpüyorum kumları Bir karadelikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu seraba Söyle bana hindiba Söyle Bana Hindiba, Nurullah Genç
Reklam
Kim için ezelde cennet yazılmamış ise o kişi Allah’ın Resul’ünün ve alimlerin sözlerini dinlemekten uzaklaşır. Dinlemediği zaman bilmez. Bilmediği zaman Korkmaz. Korkmadığı zaman dünyaya meyletmeyi terk etmez. Dünyaya meyletmeyi terk etmediği zaman şeytanın ordusu içinde kalır. Muhakkak ki cehennem onların varış yeridir. Sen bunu bildiğin zaman zincirlerle cennete götürülenlere hayret edersin. Hiçbir kimse yoktur ki vesileler ile cennete çekilmiş olmasın. O da ilim ve korkunun ona musallat kılınmasıdır. Hiçbir nasipsiz kimse yoktur ki zincirlerle cehenneme götürülmüş olmasın. Bu zincirler gaflet kendini güvende hissetmek ve aldanmaktır. Allah’tan korkan kişiler zorla cennete götürülürler. Günahkarlar da zorla cehenneme götürülürler. Bu kişileri zorlayan da Allah’tır. Kâdir Cebbar ve Melik olan Allah’tır. İmam Gazali Sabır ve Şükür Kitabı, İmam Gazali
Gönülsüz rasyonalizm bir hastalıktır! Rasyonel akil, merkezi sinir sisteminde (MSS) korteks diye tanımlanan, beynin yüzeysel, sathi yönüyken: gönül talamus, hipotalamus, limbik sistem gibi MSS'nin daha derin yapılarını kapsar. Rasyonel akıl, dünyayı yatay nedensellik (kiyasat-ı akliyye/ horizontal causality) ile algılarken gönül, dikey nedenselliği de (vertical causality) algılar. Bu iki temel algılayış tarzı, insan olmanın olmazsa olmaz koşullarıdır. Yatay nedensellik olmazsa, sıradan dünya işleri ve işlevsel fonksiyonlar (operational activity) ifa edilemez. Ama dikey nedensellik yaşanmazsa (nazar görüşünden müşahede, hayret, basiret ve rüyet görüşlerine geçme) dünya, anlamını kaybeder ve bir karanlık çöker. Çöker, çünkü aslında üzerimize, gökten yağan yağmurlar gibi çeşitli işaretler ve anlamlı rastlantılar yağmaktadır. Ancak onları yaşadığımızda gerçek manada var olduğumuzu hissederiz. Tefekkür, sadrın (gönlün) nurudur ve sürurun (neşenin) kaynağıdır. Tefekkürsüz kalan kalp, kararmaya mahkumdur. Cehaletle beraber kesif bir gurura kapılır. Ibn-Ata Yatay nedensellik varoluş konumunda hapsolmuş insan, hem cehaletin karanlığında kalmıştır hem de bu cehalete rağmen gurur içindedir. Aydınlanma psödo-medeniyet hareketinin en büyük trajedisi, yatay nedensellik bataklığına saplanarak insanın manevi tekâmülünü durdurmuş olmasıdır. Mutlak ve yobaz pozitivizm, ampirizm, yaratansız evrimleşme, redüksiyonizm; insanlığın başına gelmiş en büyük felakettir. Eger ekolojik dengenin ve insanın nefs ifsâdının derin nedenlerini anlamak istiyorsak, nefs yapısını ve işlevlerini bilmek zorundayız. Tefekkür moduna geçmeden yatay nedensellikte kalarak. çevremizde olup biteni anlayamayız ve sinik bir teslimiyetle akıntıya kapılıp gideriz. Gönülsüz rasyonalizm bir hastalıktır. Mustafa
Biri sizi derinden tanıyorsa, hayret etmez sizdeki tutarsızlığa. Murat Menteş Fink, Murat Menteş
Kalkıp, çıkıp, uzaklaşıp İnsanların dünyasından Yusuf’un mahremiyetine kadar uzanan Bu pejmürde kız da neyin nesi? Önce halinden ona hiçbir şey söylemedi Bıraktı Konuşsun Şivekâr. Aman Allah’ım! Şivekâr konuştukça Yusuf’un her yanına Oklar saplandı sanki. Dertli gönül neymiş Gönüle dert neden düşermiş Nasıl olurmuş göze almak Gözlerden ötesini Yağmadan, çapuldan, hazıra konmaktan uzak Akları, karaları, bütün renkleri esirgeyip Esirgenmeyi hak etmek Ve dönenmek evrende arındırıcı İtimada şayan bir rüzgâr gibi. Hayret ki cinler bu kızı kaçırmamış Bu fevkalade gönlüyle. İsmet Özel Bir Yusuf Masalı, İsmet Özel Sayfa 44 - PDF
Reklam