Yaşadım da yoruldum, bir ağır-işçi gibi,
Uyudum da uyandım, binlerce kişi gibi.
Bana düşünmek vardı, payıma onu aldım,
İşledim de işledim bir hüner-işi gibi.
Horlandı, beğenildi; inandım, alınmadım,
Yolun geleceğini çizdim, geçmişi gibi.
Zor dönemler olmadı-değil, olsundu, oldu,
Ne koştum ne de durdum kaçak gidişi gibi.
Bu konuyu burada bırakıyorsam birden,
Olmasın diyedir bir şeyin bitişi gibi.
Tutkularının esiri olanların zihinleri sadece bir hedefe kilitlenmiştir;arzularını hayata geçirmek.O andaki tek amaçları Budur
geriye kalanlar teferruattan başka bir şey değildir.
Zayıflığımıza rağmen yazgımızın çağrısına kulak verdiğimizde,trajediyle yüzleşip arkadaki anlamı görmeye çalıştığımızda yaşamı anlamaya ve dünyayı işkence dolu bir hapishane değil de ruhsal olarak olgunlaştığımız bir okul olarak görmeye başlarız..”