Dört arkadaş, İsveç'in vahşi doğasına doğru bir yolculuğa çıkarlar. Burada kamp kurarlar. Bir yandan eski günleri yâd etmek, bir yandan da keyifli vakit geçirmek, kafa dağıtmak için bu geziyi düzenlemeye karar verirler. Fakat zaman geçtikçe karşılaştıkları şok edici birtakım durumlar, onları içinden çıkılmaz, sarsıcı ve korkutucu olaylara doğru sürükleyecektir. Yazarın oluşturduğu karanlık atmosfer, tekinsizlik, gizem ve gerilim son derece başarılı ve doyurucu. İçine düştükleri her şok edici gelişmeyle birlikte bizim de gerilmemiz kaçınılmaz oluyor. Kitabın dili de gayet başarılı ve sade. Betimlemeler yerinde. Yazar okuru diken üstünde tutmayı çok iyi başarmış. Bir sonraki sayfaya geçmek için can atıyorsunuz okurken. Tekinsizlik hissiyatı çok iyi yedirilmiş her sayfaya. Yalnız kitabın finalinde olanlar ağızda biraz yavan bir tat bırakıyor, fakat rahatsız da etmiyor. Yaratılan atmosfere göre daha vurucu, daha kudretli bir son beklemek mümkün, tıpkı filminde olduğu gibi. Bu açıdan bakıldığında filmin kitaptan daha iyi olduğu söylenebilir. Fakat bu haliyle de şüphesiz okunmaya değer.