Kişinin doğasının emirlerine karşı gelmesinin kaçınılmaz sonucu o doğanın kendi içine doğru geri tepmesidir. Bu geri tepme, deriden dışarı doğru büyümeye doğru güdümlenmiş bir kılın doğasına aykırı şekilde geriye dönüp derinin içine doğru büyümesine benzer -iltihaplı, sancılı, ıstırap veren bir şeydir.
..Varoluşunu haklı çıkarmakla meşguldü - ki hayatın bundan büyük gayesi olamaz, çünkü yaşam ancak yapmak için donatılmış olduğu şeyi sonuna dek yaptığında zirveye ulaşır.
Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık. Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla, tutkuyla çarpıyor, gönlü kocamıyordu. Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması! Çünkü, gönül yaşlanmayınca, düşleri, düşünceleri de değişmiyordu. Ve insan ancak rüyada, düşüncelerde hür ve ölümsüzdü...