Özlemişler de sanki birbirlerini, birbirini çok özlemiş iki insanın sevecenliği vardı üstlerinde; ayrı geçen zamanda bütün kavgalarını unutmuş, her şeyi affetmiş, insan etinin ağırlığından sıyrılmış, yüreği hafiflemiş iki insan gibi oturuyorlardı karşımda.
Anne yalnızca çocuğunu beslediği, sevip
bağrına bastığı ve hatta üzerine titreyerek şımarttığından değil, ama ilginç ve hatta ürkütücü ve ruhani bir biçimde arada durduğu için de önemli. Anne, bilinmeyen ile bilinenin arasında durur.