Maya Angelou

Maya Angelou

Yazar
7.5/10
27 Kişi
·
83
Okunma
·
33
Beğeni
·
5.096
Gösterim
Adı:
Maya Angelou
Tam adı:
Marguerite Ann Johnson
Unvan:
Afroamerikan yazar, şair, dansçı, aktris ve şarkıcı
Doğum:
Louis, Missouri, ABD, 4 Nisan 1928
Ölüm:
Winston-Salem, Kuzey Karolina, ABD, 28 Mayıs 2014
Maya Angelou (Marguerite Ann Johnson, d. 4 Nisan 1928 - ö. 28 Mayıs 2014) Afroamerikan yazar, şair, dansçı, aktris ve şarkıcı. Angelou, yedi tane otobiyografi, üç tane deneme, birkaç tane şiir kitabi yayınlamıştır. Ayrıca Maya Angelou’nun elli yıldan fazla bir süreyi kapsayan kariyerinde birçok oyun, film ve televizyon gösterisi bulunmaktadır. Düzinelerce ödül ve otuzdan fazla onursal doktora derecesi almıştır. Angelou kendi çocukluğunu ve yetişkinlik çağının ilk dönemlerini konu alan otobiyografileri ile tanınmaktadır. Otobiyografilerinden ilki ‘I Know Why the Caged Bird Sing',(1969), 17 yaşına gelene kadarki hayatini anlatmaktadır. Bu otobiyografi Angelou'ya uluslararası tanınırlık ve beğeni getirmiştir.

Angelou, şair ve yazar olmaya genç bir yetişkin olarak yemek yaparak, para karşılığı ilişkiye girerek, gece kulübü dansı ve performansçısı, Porgy ve Bess opera oyunculuğu, Southern Christian Leadership Conference koordinatörlüğü ve sömürgeciliğin sonlandırma günlerinde Mısır ve Gana'da gazetecilik gibi bir seri uğraş sonrası başladı. Ayrıca Angelou aktörlük, yazarlık ve oyun, film, halk televizyonu programlarının yönetmenliğini yaptı. 1982 yılından sonra North Carolina Winston-Salem de bulunan Wake Forest Universitesi'nde eğitim verdi. Burada ilk ömür boyu Amerikan araştırmaları Reynolds profesörlüğünü aldı. Angelou sivil hak mücadelesinde çok aktif bir kişilikti. Martin Luther King Jr. ve Malcolm X ile birlikte çalıştı. 1990 lardan sonra Angelou yaklaşık elli farklı konuşmada bulundu ve konumsularda görünmeye seksenli yaslarına kadar devam etti. 1993 yılında Angelou kendi şiirini "On the Pulse of Morning" başkan Bill Clinton’nın göreve başlama töreninde okudu. Bu şiir okuma 1961 yılında şair Robert Frost'un John F. Kennedy'nin göreve başlama töreninde şiir okumasından sonra bir ilkti.

'I Know Why the Caged Bird Sings' kitabini yayınlanması ile birlikte Angelou kendi hayatini açık olarak tartıştı. Angelou siyahilerin ve kadınların sözcüsü olarak saygınlık kazandı. Angelou yaptığı çalışmalarında siyahilerin kültürlerini savunmayı dikkate aldı. Amerika’daki bazı kütüphanelerin Angelou’nun kitaplarını engelleme girişimine rağmen, çalışmaları okullarda ve üniversitelerde yaygın olarak kullanıldı.

Bir kapıcı ve donanma diyetisyeni olan Bailey Johnson ile hemşire ve krupiye olan Vivien (Baxter) Johnson'ın ikinci çocuğu olarak 4 Nisan 1928 tarihinde St. Louis, Missouri'de doğmuştur. Büyük kardeşi Bailey Jr. ona ''Maya'' takma adını veren kişidir. Angelou üç ve büyük kardeşi dört yaşındayken ebeveynlerinin sorunlu evliliği sona erdi, ve babaları onları Stamps, Arkansas'taki babaanneleri Annie Henderson'ın yanına gönderdi. Devrin diğer Afroamerikalılarının yaşadığı zor koşullara nazaran, Büyük Depresyon ve 2. Dünya Savaşı'nın zorlu ekonomik şartlarını büyükannesi, zekice ve dürüst yatırımları sayesinde sıkıntısız, finansal olarak zenginleşerek atlatmıştır. Çünkü sahip olduğu markette insanların ihtiyaç duyduğu temel yaşam ürünleri satıyordu.

Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü. 8 yaşında annesiyle birlikte yaşarken, annesinin erkek arkadaşı Freeman tarafından cinsel istismara ve tecavüze uğradı. O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı. Freeman suçlu bulundu ve yalnızca bir gün hapis yattı. Salındıktan dört gün sonra, muhtemelen Angelou'nun amcaları tarafından, öldürüldü. Angelou beş yıl kadar suskunlaştı. Belirttiği üzere: ''Sesimin onu öldürdüğünü düşündüm. O adamı ben öldürdüm, çünkü adını söyledim. Tekrardan hiç konuşmamayı, çünkü sesimin birini öldüreceğini düşündüm.'' Angelou hakkında biyografi yazan Marcia Ann Gillespie ve iş arkadaşlarına göre Angelou, bu sessizlik döneminde o fevkalade hafızasını, kitaplara ve edebiyata olan sevgisini, ve çevresindeki dünyayı dinleme ve gözlemleme kabiliyetini geliştirdi.
"İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur, ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmaz."
"Hayatınla ilgili sevmediğin her şeyi değiştir.
Ama önüne değiştiremeyeceğin bir şey çıkarsa,
o zaman ona bakış açını değiştir.
Durumu yeni bir açıdan göreceksin
ve belki de değiştirmek için yeni bir yol bulacaksın. "
Dini inançlarını yaşamak isteyenler, dört dörtlük bir hayata ulaşamayacağını ve sonsuza kadar sürdürülemeyeceğini bilir. Asıl coşku, arayışın kendisindedir.
Ve şunu unutmayın
İyi niyetli bir insan,
Çoğunluğu oluşturabilir.
Hayat bize verilen en değerli armağan olduğuna
Ve onu yaşamak için tek bir şansımız olduğuna göre, İşe yaramaz ve tembellikle geçirip bu ömrü
Pişman olmamalıyız.
Maya Angelou
Sayfa 155 - Profil Yayınları
Bir kişi Tanrı ile birlikte çoğunluğu oluşturuyorsa karşısında ne durabilirdi ki?
Maya Angelou
Sayfa 168 - Profil Yayınları
160 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kafesteki kuş gibi yaşamış sanki Maya...
Aslında bu isim oldukça masum yaşantısının yanında. Onunki her yerinden zincire vurulmuş zindanlara hapsedilmiş minik bir kuş olabilir ancak. Böyle ezilen yok sayılan hayatının yanı sıra, büyük darbelerle ayakta kalmayı ve sesini duyurabilmeyi başarmış.

Çocuklara, kadınlara ve ezilen tüm insanlara şiirlerinde yer vermiş. Kanın, feryat figan ağıtların, köleliğin yani tek kelime ile ' Acı' nın izlerini çarparcasına insanın suratına hissettiriyor derinden.

Tüm yaşadıklarına rağmen yaşama sımsıkı sarılıyor. Yaşam sevincini hayal kırıklıklarıyla dolu da olsa kaybetmeyerek ilerliyor. Öyle ki bunun en güzel örneği:

" Beni sözlerinizle vurabilirsiniz,
Gözlerinizle yaralayabilirsiniz beni,
Nefretinizle beni öldürebilirsiniz
Ama hava gibi, su gibi
Ben yine ayağa kalkacağım. "

Bu satırlar olabilir.

Ve ben bir kadına daha aşık oluyorum. Bir kadının acılarını da yüreğimde derinlere saklıyorum. Onu korumak için kafese ben koyuyorum. Ona zarar gelmesin daha fazla yara almasın diye... Özgürlüğüne engel olmak gibi bir niyetim yok aslında. Ancak bu iğrenç dünyada özgürlük mümkün değil. Özgürce kanatlanıp uçabileceği günün gelmesini umuyorum...

" Söyler şarkısını
kafesteki kuş
sesi bilinmezliğin
korkusuyla titrer
o kadar çok ister ki
duyulur uzak tepelerden
kafesteki kuşun
özgürlük şarkısı. "


https://youtu.be/rPiUHhQ_xXs

http://mavimelek.com/maya_angelou.htm
176 syf.
Daha nazik,
daha sabırlı,
ve daha cömert,
daha sevecen,
daha kolay gülen,
dürüst gözyaşlarını kabul etmeye daha hazır olmayı öğrendin mi ?

İncelemelere kitaptan sevdiğim alıntılarla başlamayı seviyorum bazıları bazen okuduğun kitabın özeti gibi geliyor olsada aslında okuyunca çok daha fazla duygu birikimi oluyor insanda yani hissettiğini tam anlamıyla hiç bir zaman anlatamıyor insan. Ama yazar güzel noktaya değinmiş hangimiz bugün daha iyi bir insan olmak için çabaladı daha güvenilir daha saygılı daha sevecen hiç kimse olmadı dimi olmuyorda ama daha kötü olma daha çok üzmeyi gayet iyi yapıyoruz. Söyleyecek birşey kalmıyor ama ben yine de kitaptan güzel bir alıntıyla ne demek istediğimi anlatayım filantropi insanlarında olun yani "İnsanlığı Sevin." demek istiyorum.

Kitap 21. yüzyılın içinden kendi zamanının güzel bir özeti ya da dip notu niteliğinde doğru eleştirilerin tam da bu zaman için maalsef ki hala geçerli olan duyunca gerçekten böyle insanlar var mı? dediğimiz o çaresiz anlarımızdan mektuplar şeklide yazılmış doyurucu ama aynı zamanda tabiki de üstüne daha da çok okumamız gereken konularla değinmiş.

Konular ne peki?
21. yüzyıl diyince herkes anladı bence:)
İlk olarak; Kadın, kadını doğru sevme ona değerinin çok üstünde de bir saygı gösterme eksikliği ama sorun o kadar köklü ki çözümü de gün geçtikçe daha içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Bu yalnız noktaya nasıl ve ne zaman geldik? Çokça tartışılır...
ikinci olarak;.Özgürlük, özgür olmak düşüncesi konusun da çok farklı bir noktayayım bu nokta tam olarak kafamın içinde içinden çıkılmaz bir hal almış durumda yani özgürlük için birileri ölüyor ve başkaları ölen kişi için ölüyor ve böyle sürüyor ama bu durum sadece o insanlar o anlar için geçerli oluyor başkaları duymuyor görmüyor bilmiyor o zaman şimdi hangi taraf suçlu ölen mi yoksa üç maymunu oynayan mı? Ben kendi adıma özgürlük için en doğru ilkenin saygı olduğunu düşünüyorum ama bu düşüncemin bile arkasını da sedece soru işaretleri ve çaresizlik geliyor...
Üçüncü olarakta Zencilerin yaşadıkları ırk ayrımı bu konu yani ayrım: renginden, dilinden, dininden, yemesinden,içmesinden oturmasından,konuşmasından her şeyinden ötürü olabilir daha da çoğaltılır. Şimde asıl soru nasıl oluyor da bu yüzden bir insan bir insandan nefret ediyor, nasıl bir insan bir insanı bu yüzden öldürülebiliyor aklım almıyor alıcak gibi de değil bunu yapanlara sormak lazım kimsin sen senin farkın ne tabi cevap yok ama sonuçlar hep hüsran...
Bu konu çok derin ve üzerine konuşuluyor çok yazılıyor yani aslında herkes her şeyin farkında ama acı olan durumun daha kötü bir hal alması. Yazar çok güzel bir şiirle anlatıyor onları bence onu okumak yeter anlamak isteyene.

Ne barutu ne de pusulayı icat edenler
Enerji veya elektriği nasıl elde edeceğini
bilmeyenler
Gökyüzünü ya da denizi hiçbir zaman kesfetmeyenler
Ama yine de onlarsız dünyanın dünya olmadığı insanlar..
Benim zenciliğim bir taş değil,
sağırlığı
günün feryat fidanıyla çarpışan.
Benim zencilgim bir durgun su damlası değil
yeryüzünün halatından damlayan.
Benim zencilgim ne bir kule, ne bir katedral...
Tüm sabrıyla işler donuk bir hüznün içine.

Kitapla ilgili aslında daha çok anlatılacak şeyler var ama konuların hepsi aslında ayrı ayrı kitap olmuş konular olduğu için zaten çok zor bütün olarak değinmek bu yüzden genel olarak edebî yoğunluğu çok olmasada bence yine için de öğreticiliğin,sorgulamanın olduğu yazarın hayatından kısa mektuplar şeklinde yazılan içeriğinde bazen şiirler bazen farklı ve duymadığınız bilgileri bulabileceğiniz her konuya biraz değinen çok güzel, hızlı okunan ama aynı zamanda düşündüren tadımlık ama duyurucu çok güzel eser olmuş. Tavsiye ederim.

Keyifli okumalar.
152 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Aslında otobiyografik roman diyebiliriz bu kitaba ama ben kişisel gelişim demek istiyorum. Annelik olgusu güzel işlenmiş. Zorluklara dimdik durabilen harika hayatlar. Eleştirilecek yönleri de elbette var fakat Öğretici yönü çok fazla ve ben olsam nasıl yapardım diye düşündüğünüz noktalar olacaktır. Ben gayet başarılı buldum. Size de tavsiye ederim. Keyifli okumalar.. :)
152 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Harika :) Bir anne evlat ilişkisi bu kadar güzel anlatılabilir. Bir solukta okuduğum en iyi kitaplardan biriydi.İyi bir anne nasıl olunur bize gösterdin Vivian :) Irk ayrımcılığına rağmen çok iyi derecede kendini ispatlamış İki insan Maya Angelou, Vivian Baxter! Çok yaşa Vivian Çok yaşa Maya!
176 syf.
Kızıma Mektuplar listemde olan bir kitap değildi. Daha önce adını da duymamıştım. Ama Üsküdar Kitap Fuarı'nda standlar arasında gezerken Profil Kitap'ın 5₺ indirminde gördüm ve kırmızıya olan zaafım nedeniyle kitabı elime alıp inceledim. Arka kapağındaki yazıyı gördükten sonra kendime ikinci kez düşünme fırsatı bile vermeden aldım... Ve mükemmeldi... Maya Angelou yaşadığı dolu dolu hayatın ders çıkarılacak anlarını yazıya dökerek kızları olarak gördüğü biz gelecek nesle büyük bir iyilik yapmış.
Kitap içinde şiir ve şarkılarında yer aldığı 28 mektuptan oluşuyor.
Anlatımı çok akıcı ancak bendeki baskı 2. baskı olmasına rağmen edisyon hataları mevcut. Ama kitabın bir sonraki sayfasında ne olduğu heyecanıyla sayfaları hızlı hızlı çevirirken bir yandan da hemen bitmesinden endişe edip kendinizi dizginlemeye çalışmanız arasında edisyon hataları o kadar da gözünüze batmıyor.
Kitabın kapağında büyük harflerle, "BU KİTABI KIZLARINIZA MUTLAKA OKUTUN." yazıyor. Kızlar, annelerinizin okutmasını beklemeden okuyun ve siz annelerinize okutun.
Ben kitabı 45-60 dakika arası bir sürede bitirdim ve favorilerim arasına ekledim. Kadına şiddet vecinsel istismarın daha da arttığı, ırkçılığın ideolojik bir düşünce tarzı olarak görüldüğü bu dönemde bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.
176 syf.
·9/10
Güzel bir çalışma.Denemeler derlemesi.Seyahat notları , farklı kültürlere bakış açıları akıcı bir dille işlenmiş.Aynı zamanda samimi.Size bir şeyler katar.Hiçbir şey katmasa kültürünüz artar.Elinizde varsa okuyun derim.
152 syf.
·Beğendi·8/10
İnsan cesur olabilir, insan güçlü de olabilir ama hem güçlü hem cesur bir kadın olmak bambaşka. İkisini aynı anda bir erkek çok kolay alabiliyor ancak bir kadın bunları taşıyabilmek icin her zaman fedakarlıklar yapmak zorunda. Ancak buna değer gerçekten. Bunu hatırlatan, yazan, yaşayan tüm kadınlara saygım sonsuz. Okuyun, tanıyın, öğrenin ve en cok da saygı duyun!
176 syf.
·1 günde·7/10
Maya Angelou ölümünden önceki son dönemlerinde gündeme gelen bir isimdi. Kızıma Mektuplar kısmını yanlış anlamayın kendisi yalnızca bir erkek çocuk doğurdu. Ama seslendiği binlerce kadına ise kızım demekten çekinmedi. Irk, din, dili, görüntüyü gözetmeksizin hepimize aynı amaçla seslendi.

Kitabı anılarını anlatarak, öğütler verdiği mektuplarından oluşuyor, kendisi bunları derlemenin yıllar sürdüğünü de belirtmiş. En başta çocukluğunun geçtiği Kuzey Karolina'ya götürüyor bizi Amerika'da iç savaş bitmiş siyahiler kölelikten kurtulmuş olsa bile ırkçılığın kalın perdesinden kurtulamadıklarını görüyoruz. Bunları anlatırken bazen öfkeli, bazen alıngan ama kesinlikle güçlü duygularla yazıyor. Ama kendi hatalarını anlatmaktan da çekinmiyor öz değerlendirmesini yaparken de oldukça objektif. Çocukluk günlerinden, anneliğe, dans kariyerinden, dünya seyahatlerine oradan herkesi etkileyen bir isim oluşuna yakından şahit oluyoruz.

Şahsen ben okurken Angelou'nun azmine hayran kaldım. Öğrenme ve öğretmeye olan tutkusunun bir çok kadına örnek teşkil edecek türden.

Gereksiz kelimelerden kaçınmış, sanki karşınıza oturmuş bir sohbet havasında devam eder gibi bir havası var.

Eğer sizde Angelou'nun gelişimini, eski günlerdeki siyah ayrımcılığın kırılmasını görmek istiyorsanız oldukça keyif alacağınızı bazı sorularınıza cevap alırken bazılarını araştırmanız gerektiğini göreceksiniz. Bu da size konu hakkında kendi perspektifinizi kazandıracak...

Yazarın biyografisi

Adı:
Maya Angelou
Tam adı:
Marguerite Ann Johnson
Unvan:
Afroamerikan yazar, şair, dansçı, aktris ve şarkıcı
Doğum:
Louis, Missouri, ABD, 4 Nisan 1928
Ölüm:
Winston-Salem, Kuzey Karolina, ABD, 28 Mayıs 2014
Maya Angelou (Marguerite Ann Johnson, d. 4 Nisan 1928 - ö. 28 Mayıs 2014) Afroamerikan yazar, şair, dansçı, aktris ve şarkıcı. Angelou, yedi tane otobiyografi, üç tane deneme, birkaç tane şiir kitabi yayınlamıştır. Ayrıca Maya Angelou’nun elli yıldan fazla bir süreyi kapsayan kariyerinde birçok oyun, film ve televizyon gösterisi bulunmaktadır. Düzinelerce ödül ve otuzdan fazla onursal doktora derecesi almıştır. Angelou kendi çocukluğunu ve yetişkinlik çağının ilk dönemlerini konu alan otobiyografileri ile tanınmaktadır. Otobiyografilerinden ilki ‘I Know Why the Caged Bird Sing',(1969), 17 yaşına gelene kadarki hayatini anlatmaktadır. Bu otobiyografi Angelou'ya uluslararası tanınırlık ve beğeni getirmiştir.

Angelou, şair ve yazar olmaya genç bir yetişkin olarak yemek yaparak, para karşılığı ilişkiye girerek, gece kulübü dansı ve performansçısı, Porgy ve Bess opera oyunculuğu, Southern Christian Leadership Conference koordinatörlüğü ve sömürgeciliğin sonlandırma günlerinde Mısır ve Gana'da gazetecilik gibi bir seri uğraş sonrası başladı. Ayrıca Angelou aktörlük, yazarlık ve oyun, film, halk televizyonu programlarının yönetmenliğini yaptı. 1982 yılından sonra North Carolina Winston-Salem de bulunan Wake Forest Universitesi'nde eğitim verdi. Burada ilk ömür boyu Amerikan araştırmaları Reynolds profesörlüğünü aldı. Angelou sivil hak mücadelesinde çok aktif bir kişilikti. Martin Luther King Jr. ve Malcolm X ile birlikte çalıştı. 1990 lardan sonra Angelou yaklaşık elli farklı konuşmada bulundu ve konumsularda görünmeye seksenli yaslarına kadar devam etti. 1993 yılında Angelou kendi şiirini "On the Pulse of Morning" başkan Bill Clinton’nın göreve başlama töreninde okudu. Bu şiir okuma 1961 yılında şair Robert Frost'un John F. Kennedy'nin göreve başlama töreninde şiir okumasından sonra bir ilkti.

'I Know Why the Caged Bird Sings' kitabini yayınlanması ile birlikte Angelou kendi hayatini açık olarak tartıştı. Angelou siyahilerin ve kadınların sözcüsü olarak saygınlık kazandı. Angelou yaptığı çalışmalarında siyahilerin kültürlerini savunmayı dikkate aldı. Amerika’daki bazı kütüphanelerin Angelou’nun kitaplarını engelleme girişimine rağmen, çalışmaları okullarda ve üniversitelerde yaygın olarak kullanıldı.

Bir kapıcı ve donanma diyetisyeni olan Bailey Johnson ile hemşire ve krupiye olan Vivien (Baxter) Johnson'ın ikinci çocuğu olarak 4 Nisan 1928 tarihinde St. Louis, Missouri'de doğmuştur. Büyük kardeşi Bailey Jr. ona ''Maya'' takma adını veren kişidir. Angelou üç ve büyük kardeşi dört yaşındayken ebeveynlerinin sorunlu evliliği sona erdi, ve babaları onları Stamps, Arkansas'taki babaanneleri Annie Henderson'ın yanına gönderdi. Devrin diğer Afroamerikalılarının yaşadığı zor koşullara nazaran, Büyük Depresyon ve 2. Dünya Savaşı'nın zorlu ekonomik şartlarını büyükannesi, zekice ve dürüst yatırımları sayesinde sıkıntısız, finansal olarak zenginleşerek atlatmıştır. Çünkü sahip olduğu markette insanların ihtiyaç duyduğu temel yaşam ürünleri satıyordu.

Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü. 8 yaşında annesiyle birlikte yaşarken, annesinin erkek arkadaşı Freeman tarafından cinsel istismara ve tecavüze uğradı. O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı. Freeman suçlu bulundu ve yalnızca bir gün hapis yattı. Salındıktan dört gün sonra, muhtemelen Angelou'nun amcaları tarafından, öldürüldü. Angelou beş yıl kadar suskunlaştı. Belirttiği üzere: ''Sesimin onu öldürdüğünü düşündüm. O adamı ben öldürdüm, çünkü adını söyledim. Tekrardan hiç konuşmamayı, çünkü sesimin birini öldüreceğini düşündüm.'' Angelou hakkında biyografi yazan Marcia Ann Gillespie ve iş arkadaşlarına göre Angelou, bu sessizlik döneminde o fevkalade hafızasını, kitaplara ve edebiyata olan sevgisini, ve çevresindeki dünyayı dinleme ve gözlemleme kabiliyetini geliştirdi.

Yazar istatistikleri

  • 33 okur beğendi.
  • 83 okur okudu.
  • 128 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları