Tamamen farklı bir kitabı okuduğum hissine kapıldım. Ne tuhaf, dedim içimden. İlk okuduğumda çok etkilendiğimden şüphem yoktu,ama sonuçta,aklımda hiç yer etmemişti. Yaşamış olmam gereken duygulanımlar,içimi titreten, kabaran hisler belli ki tamamen silinip gitmişti.
Peki, o yıllarda kitap okumak için harcadığım o muazzam zamanın anlamı neydi acaba?
Yalnızca şaşırıyordum işte. Dünle evvelsi günü ayırt edememe, böyle bir yaşam içerisinde sıkışıp kalmış, yutulmuş olduğum gerçeğine. Bıraktığım ayak izlerinin ben daha dönüp bakmaya zaman bulamadan, göz açıp kapayana kadar rüzgârla silinip gittiği gerçeğine.