Van Gogh’un çiftlikte kalışından birkaç yıl sonra Oscar Wilde, “Whistler resmini yapmadan önce Londra’da sis yoktu” demişti.Van Gogh resimlerini yapmadan önce Provence’ta daha az selvi olduğu kesindi.
Eğer gürültülü sokaklarda sükunetimizi kaybetmeden yürüyebilmek istiyorsak,gürültü çıkaran kişilerin bizi hiç tanımadıklarını hatırlamalı; dışardan gelen gürültü ile cezayı hakettiğimizi fısıldayan iç sesimiz arasına bir engel koymalıyız. Başkalarının niyetleriyle kötümser yorumlarımızdan yola çıkarak senaryolar yazmamalıyız. O zaman gürültü bizi belki yine rahatsız edecek, ama hiç değilse öflelendirmeyecektir:
Dışarıdaki gürültü patırtı hiç bitmeyebilir,yeter ki içimizden yükselen sesler bize rahatsızlık vermesin.
Tanrı,Eyüp’ün dikkatini doğa denen o kudretli olguya çeker. İşlerin yolunda gitmiyor diye hayrete düşme:Evren senden büyüktür. İşlerin neden yolunda gitmediğini anlayamıyorsun diye hayrete düşme:Çünkü evrenin mantığını kavrayamazsın. Dağların yamacındayken nasıl küçük olduğunu gör. Dünya sana mantıksızmış gibi görünebilir;fakat bu, dünyanın ‘kendi içinde’ mantıksız olduğu anlamına gelmez.Yaşamlarımız, dünyada olup bitenle karşılaştırıldığında asla bir ölçü olarak kabul edilemez: Yüce yerlere bak ve insan yaşamının önemsizliğini ve kırılganlığını düşün.