Hayatın kalabalığından kaçtım.
Bir yol tuttum, başım önümde, omuzlarım çökük, bir ihtiyarın ağır adımları gibi gidiyordum. Herşeyi geride bırakmış bir geçmişi taşıyan omuzlarımla yürüyordum. Yalnızlığa rast geldim. Tanıştık, baktım ki yalnızlıkla beraber yol alıyoruz. Bir dönem seni çok iyi tanıyormuş. Beraber güzel arkadaşlıklarınız olmuş. Ben senden bahsettim, o senden anlatmaya devam etti. Benden daha çok şey biliyordu senin hakkında. Yol güzelleşmeye başladı. Yolu güzelleştiren yalnızlıkla arkadaşlığım değil, seni daha çok iyi tanıyan yanlızlıkla arkadaşlığımdı. Ne kadar da yalnız kalmışsın.