Yağmuru severdi, biri onun için onun yerine ağlıyormuş gibi gelirdi ona. Biri onun için üzülüyormuş ve herkesi üzüyormuş gibi gelirdi. Tek başına ağlayanlar kimsenin umrunda olmazdı da, yağmur herkesi, kedileri bile ilgilendirirdi.
Kaidesine oturmuş muntazam bir heykel gibi dikilen muma gülümseyerek baktı. Bu mum güzeldi, dikti. Hepsi böyle olmuyordu, yanarken, acı çekmiş insanlar gibi sırtları eğiliyor, çarpılıp yamuklaşıyorlardı. Bazı mumlar, bazı insanlar gibi dirençli değildi. Böylelerinin ışıkları da olmuyordu tam. Eğik gölgeler yaratıyorlar, korkuya, daha çok korkuya zemin hazırlıyorlardı.