Bir insan diğerine tam anlamıyla vurulmuşsa, diğeri de ister istemez vurulmuş olsa gerektir, diyen bir yasa vardır bir yerde. Amor ch'a null'amato amar perdona. Seven hiç kimseyi sevilmekten dışlamayan aşk; Francesca'nın Inferno'daki sözleri. Bekle ve umutlu ol. Ben umutluydum, fakat istediğim şey hep buydu belki de. Sonsuza dek beklemek
Hiç olmazsa bir kerecik "gözüm" diyerek sevsen beni, alnında bir yere koysan billur cismimi, bir sürü çerçeveler bulsak seninle, yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri, itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin; alelade ya da özel, kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek, baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte ve bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek, ne güzel olurdu. Yeter ki iste, sana feda olsun gözüm.
kötü olasılıklar defterini (yeşil kaplı olan) çıkardı, sayfaları çevirdi, bisikletini çaldırmak, eve geç gittiğinde iyi bir yalan kıvıramamak, mahalle savaşını kaybetmek, kukada kaybetmek, sinirlendiğimde insanların gülmesi, sinirlendiğimde insanların benden soğuması, babasız kalmak, mine'nin bensiz kalması, bir köpekle karşılaşmak ve alay konusu olmamak için koşmamaya çalışarak çaktırmadan hızlı yürümeyi başaramamak, boş sayfaya gelince yazdı, mine'siz kalmak yazmış olmamak, bir'den az kalmak.