DERYA

Her şeyi acıyla öğrendiyseniz mutluluktan da içiniz sızlar.
Sayfa 158
Reklam
Çekip gittim. Karanlık duvarları yıkmak yetmiyordu. Ba­zen karanlık bir duvarı yıkarsınız ve önünüzde geniş bir yol açılır ama ikinci bir duvara kadardır bu. Gelmez duvarların sonu. Bazen de aklın barikatlarını yıkarsınız ve önünüzde deliliğin yolları açılır ama yeni bir akla kadardır bu. Ne de­liliğin sonu vardır ne de aklın, ne duvarların sonu vardır ne de yolların. Sokaklar boyu yürüyüp düşündüm, gidecek ye­rim yoktu benim. Rüzgarlara karşı durup düşündüm, araya­cak kimsem de yoktu benim. Yolun başında müptelaydım, yolun sonunda müptezel.
Sayfa 153
Teyzenin gözlerine baktım, içinde biriken gözyaşlarına, boğazında tıkanıp kalanlara, kuru gözlerine kadar gelip aka­mayanlara. Tanıyordum o gözyaşlarını bir yerden. En çöp­süz denizierin martıları da böyle ağlar, sadece çocukken ina­nılan yalanlar da böyle kanatır, mermiler de böyle deler ge­çer yüreği.
Sayfa 83
Umut biter, sadece sözler kalır, kırık dökük, yaralı, tedirgin, gücenik. Hiç söy­lenmese de olacak, hiç söylenmese sonradan çekilen azapla­rı da daha az olacak.Boşa söylenmiş sözlerin azabı, çoğu zaman, hiç söylenmemiş sözlerin azabından ağır. Bazen bir ce­vap olur, daha beter. Bazen bir bakış olur, son umutları kırılmadan evvel, ...
Sayfa 83
Bir boşluk var hep, sözler­le doldurulmuş, içimi yakıyor o doldurulmuş boşluklar, eli­mi kolumu bağlıyor, neresinden tutayım, nasıl anlatayım.
Sayfa 73
Reklam