DERYA

Denizci hikayelerinin etkileyici bir yalınlığı vardır ve anlamları ise ceviz kabuğunu dahi doldurmaz. Fakat daha önce de söz edildiği gibi, öykü anlatma merakı bir yana, Marlow alışılagelmiş biri değildi ve ona göre hikâyenin anlamı, kabuğun içi değil, tıpkı yakıcı bir sıcaklığın, ya da ay ışığı tayfının aydınlattığı puslu haleler gibi, ortaya çıkardığı hikâyeyi sarıp sarmalayan kabuğun dışı gibiydi.
Can Yayınları
Reklam
Var olan her şeyin, bir gün yok olacağını bilen kişiler, önlerine çeşitli hedefler koyarlar. Bu hedefler arasına, bazen önceden tahmin edilebilir nesnelerin biriktirilmesi ve arzu edildiğinde yeniden toplumsal yaşama eklemlenmesi gibi birtakım eylemlerin de konulduğu görülmüştür. Bu eylem dizisini, daha önceden kabul görmüş genel geçer kurallara -stan­dartlara- göre yapan kişilere koleksiyoncu, sonuçta ortaya çıkan nesneler toplamına da koleksiyon dendiğine veri bankalarında rastlanmaktadır.
ya­şam küçük yalnızlık dokunuşlarından ibarettir.
Düşünceliydik ve canımız sakin sakin ortalığı süzmekten başka bir şey çekmiyordu. Gün, dingin ve mükemmel bir parlaklığın içinde batıyordu. Su, huzurlu ve yatışmışçasına parlıyordu. Üzerinde tek bir nokta bile olmayan gökyüzü, yumuşak, lekesiz bir ışık kaynağıydı; ...
Can Yayınları
Hiçbirimiz yaşam sahnesinde rüzgârın önündeki yaprak değiliz.
Sayfa 24 - Timaş
Reklam