Ama bilmiyordu ki vücudun ruha ihanet etmediği anlar pek azdır. Ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz. Ruh, başına kara bir hale takarak göğe yükselmek için çırpınır ama vücut dünyalıdır, yer, içer, yaşar.
Şu an ne mutluyum ne de mutsuz.
Her şey geçip gidiyor.
Şimdiye kadar yaşadığım mahşer yeri olan “insan” dünyasında, gerçek olarak addedebileceğim tek şey buydu.
Her şey geçip gidiyor.
• Kendimi bile şaşırtacak ölçüde kasvetli resimler çıkıyordu ortaya. Ama tam olarak da bu, kalbimin derinliklerinde var gücümle sakladığım gerçek benliğimdi. Dışarıdan neşeyle gülsem de insanları güldürsem de gerçekte kalbim böyle kasvet doluydu. Gizliden gizliye bu düşüncelerimi onaylıyordum. Ne soytarılığımın derinlerinde yatan kasvetin açığa çıkmasını ne de insanların birdenbire her hareketime dikkat etmeye başlamasını istiyordum. Üstelik bunun gerçek benliğim olduğunu farkına varmazlar da bunu hakiki ve planlanmış bir soytarılık olarak görüp kahkaha malzemesi yaparlar diye de endişeleniyordum.
• Bu yönteme biraz olsun bile bel bağlayamıyordum. Babama şikâyet etsem bile, anneme şikâyet etsem bile, çevremdekilere şikâyet etsem bile, devlete şikâyet etsem bile, nihayetinde düzene ayak uydurmuş birinin düzene uygun sözleri tarafından susturulmakla kalmaz mıydım acaba diye düşünmeden edemiyordum.
• (böyle söyleyince çok tuhaf olacak ama) zamanla bu yaraya kendi bedenimden daha yakın hissetmeye başladım. Bu yaranın verdiği acı, bana yaranın yaşadığını hissettiriyor, hatta sevgi fısıltısı gibi geliyordu.
• İnsanlar karşılıklı olarak birbirlerini anlamıyor, tamamen yanlış anlıyorlar, en yakın dost olduklarını düşündükleri kişilerle bir ömrü böyle geçiriyorlar, sonra da karşılarındaki kişi ölünce ağlaya ağlaya başsağlığı dileklerini okuyorlar.
• Çoğunluğun iyiliği için olan şeylerin çığırtkanlığını yapsalar da tüm çabaların hedefi kesinlikle bireydir, bireyi aşsanız da yine bireyle karşılaşırsınız, toplumun anlaşılmazlığı aslında bireyin anlaşılmazlığıdır, okyanus aslında toplum değil, bireydir.
• Toplum aslında birey değil midir?
• Tam olarak Hirame’nin dediği gibi, hisleri konusunda emin olmayan bir adamdım, ne gelecek planı ne de başka bir konuda bir fikrim