Abdulmütalip Aydın

Abdulmütalip Aydın
@DuaVeSabir
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَعِينُواْ بِالصَّبْرِ وَالصَّلاَةِ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ
Siverek
6 Eylül 1993
47 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Cündeb b. Abdullah (ra), Kur'ân hıfzı ile uğraşan gençleri gördüğünde tam anlamıyla memnun olmadı. Bir sahâbi, Kur'ân ile uğraşan gençleri görünce neden memnun olmasın? Şöyle dedi: “Gençler! Biz, Resûlullah'ın (S.A.V.) yanında ergenliğe yürüyen gençlerdik. Allah Resûlü (S.A.V.) bize Kur'ân'dan önce imanı öğretti. Önce imanı öğrendiğimiz için öğrendiğimiz her âyet imanlarımızı artırdı. Siz ise Kur'ân'ı hıfzediyorsunuz ama imanı öğrenmediğiniz için bilginiz artıyor, imanınız artmıyor.”
Sayfa 199·Kitabı okudu
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Abdurrahman b. Ebi Bekir; 21 sene boyunca iman etmedi, 21 sene namaz kılmadı, 21 sene oruç tutmadı, 21 sene kötü alışkanlıklarını devam ettirdi ve bunların hepsinin ızdırabını bir baba olarak Hz. Ebu Bekir çekti. Peki, 21 sene boyunca Hz. Ebu Bekir ne yaptı? Dua dua yakardı ve oğlu için gözyaşı döktü. Ne bir beddua ne bir söz ne de başka bir şey... Sadece şunu biliyoruz: Abdurrahman, Bedir'de müşriklerin safında, babasının karşısında yerini aldı. O gün birkaç kez babasını gördü, babasıyla karşılaşmamak için yolunu değiştirdi. Yıllar sonra Müslüman olduğu zaman: “Baba! Bedir'de seni gördüm ama karşına çıkmadım” deyince Hz. Ebü Bekir: “Eğer o gün ben seni görmüş olsaydım; karşına çıkar, başını uçururdum.” dedi. Bedir'in üzerinden bir sene geçtikten sonraki Uhud Savaşı'nda da Abdurrahman yine müşrik saflarındaydı. Peki, ne zaman iman etti? Mekke'nin fethinden sonra dedesi Ebü Kuhâfe ile birlikte iman etti, iman şerbetini içtikten sonra Hız. Ebu Bekir derin bir nefes aldı. Hz. Ebu Bekir, baba olarak Abdurrahman üzerinden imtihanların en şiddetdisini yaşamıştır.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Din
Bir gün Efendimiz (S.A.V.), Mekke'nin taş kalpli ve kara yüzlü adamlarının sözlü ve fiili saldırılarına uğramıştı. Hz. Fâtıma koşmuş, babasının üzerine saçılan deve işkembesini temizlemeye başlamıştı. O zaman henüz 10-11 yaşlarında olan Fâtıma annemiz, bir taraftan Efendimiz'in (S.A.V.) üstünü temizliyor, bir taraftan da ağlıyordu. Efendimiz (S.A.V.), o anda kızını teselli etme adına gözü yaşlı bir şekilde: “Üzülme kızım! Allah, babanı asla zayi etmeyecektir.” dedi. Bu söz; Hâcer'in, Hatice'nin sözüdür. Ve şimdi bu söz, Efendimiz'in (S.A.V.) dilindedir.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Din
Hz.Osman döneminde Cezayir'de Rum güçleri ile İslâm orduları arasında kıyasıya bir mücadele sürmekteydi. Bizans'ın Cezayir'deki eri yüksek dereceli komutanı Cercir, askerlerine moral motivasyonu olsun diye şu ilanı yaptırmıştır: “Kim Abdullah b. Ebi Serh'i (İslâm kumandanını) öldürürse kızımı onunla evlendireceğim. Ayrıca yüz bin dinar da mükâfat vereceğim.” Bu durum bazı Müslümanların endişelenmesine ve komutan Abdul lah b. Ebi Serh'in de gizlenmesine sebep olmuştu. Abdullah b. Zübeyr durumu anlayınca onlara şöyle dedi: “Bu endişe edilecek bir şey değildir. Biz de Cercir'i öldürüne onun kızını verelim. Ayrıca yüz bin dinar mükâfat verelim.” Bu ilan İslâm askerleri arasında duyulunca herkese daha bir şevk ve azim geldi. Allah, o gün Cercir'i öldürmeyi İbn Zübeyr'e nasip etti ve İslâm askerlerinin İfrikıye seferlerinde galibiyet almasının kapısını Abdullah b. Zübeyr ile açtı. Savaş bitip yüz bin dinar önüne konulunca Abdullah b. Zübeyr şöyle dedi: “Ben teşvik olsun diye bunu dedim. Eğer bunu alırsam ahirette Allah'tan alacağım ecrin miktarını düşürürüm. Ne olur bunu İslâm askerlerine dağıt. Onun kızını da seçtiğin birine cariye olarak ver Benim ecrim sadece ve sadece Rabbü'l-Âlemin olan Allah'a kalsın."
Sayfa 142·Kitabı okudu
Din
Erzurum'da yaşı çok ilerlemiş bir amcaya şunu söylemiştim: “Efendimiz (S.A.V.), hanımını yanında gezdirirdi, çocuklarına da sevgi gösterirdi. Sen geziyorsun, teyze hanım üç metre arkandan geliyor.” Bana şöyle bir şey söyledi: “Evladım! Doğru diyorsun da biz öyle bir zamanda yetiştik ki Cihan Harbi'nde aramızdan onlarca insan şehit oldu. Geriye dul kadınlar ve yetim çocuklar bıraktılar. Biz onlar üzülmesin diye yan yana gezmedik. Yetim çocuklar, babasız kaldıkları için üzülmesinler diye biz evlatlarımızı sevmedik onların yanında.” İşte Anadolu irfanı budur!
Sayfa 108·Kitabı okudu
Din