“Aşkı hep kırla birleştirmişler, iyi de etmişler: Mavi gök, kokular, çiçekler, meltemler, tarlaların ya da koruların gözler kamaştıran yalnızlığı kadar hiçbir şey çerçeveleyemez sevilen kadını. İnsan bir kadını ne kadar çok severse sevsin, ne kadar güvenirse güvensin ona, geleceği konusunda geçmişi ne kadar güven verirse versin, gene de az çok kıskançtır. Aşık olmuşsanız, gerçekten aşık olmuşsanız, tüm benliğinizle kendisinde yaşamak istediğiniz varlığı, dünyadan ayırmak gereksinimini herhalde duymuşsunuzdur. Çevresindeki şeylere ne kadar ilgisiz olursa olsun, sevilen kadın erkeklerin ve nesnelerin yakınlığında kokusundan ve birliğinden bir şeyler yitiriyormuş gibi gelir insana.”