I. Ç.

I. Ç.
@Duchess86
Okuduğun kitapların içeriklerini unutabilirsin, ama her okuduğun kitapla bambaşka bir insan olursun. Sen bütün o okuduklarının özetisin!
Puşkin-1936 (Ölümünden 1 yıl önce-yaş 37)
“BEN İNSANÜSTÜ BİR ANIT DİKTİM KENDİME… Ben insanüstü bir anıt diktim kendime, Halkın yolu geçecek ordan, Boyun eğmez başıyla daha da yükseklere, Çıkacak o, Aleksandr Sütunu’ndan. Hayır, büsbütün ölmem ben-ruhum kutsal lirdedir Yaşayacak bedenim ve kaçacak çürüme- Şu yeryüzünde yaşadıkça tek bir şair Duyulacak ünüm her yerde. Adım dilden dile dolaşacak tüm Rusya’da, Ona özgü her dilde herkes bilecek onu. Gururlu torunu Slav’ın, Finli, şimdilik yabanıl Tunguz, Ve Kalmuk, bozkırların dostu. Ve halk gönlünde taşıyacak beni uzun zaman, İyi duygular uyandırdığım için lirimle, Özgürlüğü övdüğüm için şu acımasız çağda Ve merhamet uyandırdığım için düşenlere. Ey esin, boyun eğ buyruğuna Tanrı’nın, Övgüyü de iftirayı da umursama, Ne hakaretten kork, ne çelenk iste Ve tartışma aptalla.“
Sayfa 110·Kitabı okudu
Dünya Klasikleri
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puşkin-1834 (Ölümünden 3 yıl önce-yaş 35)
“VAKTİDİR DOSTUM VAKTİDİR… Vaktidir dostum, vaktidir! Yürek dinginlik istiyor.. Uçuyor birbiri ardına günler ve geçen her saat alıp götürüyor Yaşamdan bir parça daha ve biz seninle ikimiz Yaşamak umudundayız, oysa kuşku yok ki öleceğiz. Dünyada mutluluk yok, fakat dingin ve özgür olunabilir. İmrenilecek bir yazgı düşlüyorum nicedir- Nicedir, ben, yorgun köle, kaçıp gitmektir istediğim, Uzak sığınağına çalışmanın ve lekesiz bir esenliğin.”
Sayfa 106·Kitabı okudu
Dünya Klasikleri
Güzel bir yaşlanma tasviri
“Güzeline de, çirkinine de davetsiz gelen, bütün insanları binlerce yıldır istesinler istemesinler, zorla pudralayan o amansız berberin aklaştırdığı bıyıklarından bile damlıyordu ter.”
Sayfa 11·Kitabı okudu
Dünya Klasikleri
Oblomovluğun kökeninde çocuk masalları da mı var?
“Belki uykulu ve uyuşuk bir hayatın sonsuz sessizliği, hareketsizliği, maceraların, tehlikelerin, korkuların yokluğu, insanı gerçek hayatın ortasında bir hayal dünyası yaratmaya götürüyor ve aylak düşüncesi bu hayal dünyasında istediği gibi at oynatıyor ya da olanın bitenin nedenini onun dışında arayarak en tabii olayları, onlarla hiç ilgisi olmayan nedenlere bağlıyor….Rus halkı bugün bile çevresindeki sert ve açık gerçeğe rağmen eski zamanların sihirli masallarına inanmayı sever.”
Sayfa 140·Kitabı okudu
Yarım kalmış bir adam, Oblomov
“Yarım kalmış bir adam olduğunu, ruh güçlerinin gelişmeden kaldığını, hayatına bir ağırlığın çöktüğünü düşününce içi parçalanıyordu. Başkalarının zengin, hareketli hayatını kıskanıyor; kendi hayatının yolunu ağır bir kaya parçasıyla tıkanmış, daracık, zavallı bir keçiyolu gibi görüyordu. İçinde hiç uyanmadan kalmış, biraz kurcalanmış, fakat hiçbiri sonuna kadar işlenmemiş birçok yetenek olduğunu acı acı seziyordu. İçi yanarak anlıyordu ki orada gömülü kalmış iyi ve güzel bir şeyler vardı; belki çoktan ölmüş ya da bir dağın derinliklerindeki altın gibi saklı kalmış olan bu hazine çoktan meydana çıkmış olmalıydı. Ama öyle derinlerde kalmış, üzerine öyle pislikler yığılmıştı ki…”
Sayfa 115·Kitabı okudu