Üç Muhammed, iki tasavvur bir gerçek Muhammed. Kitabın ismi ilk başlarda dikkat çekiyor, belki de rahatsız ediyor. Nedir bu Üç Muhammed, üç tane Muhammed mi var? Kaynaklara ve tarihe bakılınca, biraz da düşününce karşımıza üç tane Muhammed çıkıyor.
Birisi aşırı yüceltilen, arkasından ağlanılan, sakalından, saç telinden hatta hırkasından bereket, medet beklenen, sakal ve saç telinin olduğu cam fanusu öpülüp göze, yanaklara ve dudaklara sürülen (maalesef pis bir de eylemdir) o parçaların önünde salavatlar getirip bazen tavaflar edilen, yürüdüğünde iz bırakmayan, teri toprağa damladığında topraktan anında gül çıkan, biz ümmetin ona karşı "insan – insan" ilişkisi olması gerekirken aşırı yüceltme sonucu "insan – aşkın" ilişkisi olan, dünya, evren yaratılmamışken O’nun nuru yaratılmış, insan topraktan yaratılırken melek nurdan yaratıldığına göre akıllara insan mı melek mi sorusunu getiren, hâşâ Allah'ın bile ona aşık olduğu ve habibim (sevgilim) dediği, bir yandan açlık çekerken diğer taraftan bir tabak yemeği koca bir orduya yetiren, bir damla sudan çölde susamış askerlerin susuzluğunu gideren, Kur’an kendisine mucize verilmedi derken siyerlerde daha doğar doğmaz ayı parmak ucunda top gibi gezdiren, ayı ikiye bölen, bölünen ay da küçük bir parçaymış gibi bölündükten sonra bir kişinin bahçesine düşen, camilerde Allah’ın anılması gerekirken, Allah’tan şefaat ve af dilenmesi gerekirken maalesef hiç istemediği şekilde aşırı yüceltilip kendisinden af ve şefaat dilenen Muhammed, çok sevilen, aşırı yüceltilen artık aşık olunan Muhammed.
Bir başka Muhammed de sadece postacı gibi görünen, hiçbir şekilde bir sözünün, bir hareketinin dini bir kaynak olarak görülmediği, bir aktarım kablosu gibi tüm vahyi iletip aktardıktan sonra biz Müslümanların hayatından usulce geri çekilen,