Selda

Selda
Gülüşü bahar mevsimli kadınlardandı. Gözlerinde kasıp kavuran, tutkulu yazlar. Mahçup bir genç kızla özgür bir kadın kol kola gezerdi yüzünde...
İçindeki çalkantıda yitip gitmekten korkuyor. Kendini zihninin akışına bütün bütüne bırakmaktan. Kendine esir düşmekten...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çocukluğun kuytu, güvenli, korunaklı anılarına saklanıyor bir süre. O kayıtsız, o başıboş günlerde biraz dinleniyor. Gerisi yalnızca boşlukta takla atmak olacak...
Bir devrin kavşağında duruyor. Sağa, sola, göğe bakıyor. Gecenin siyah örtüsüne, delik deşik yıldızlara, gökyüzünün uçsuzluğuna, yazgıya ilişkin gizlerin asılı olduğu gecenin atlasına... Bastığı toprağı, kendi varlığını duymaya çalışıyor. Zihninin akışına bırakıyor kendini, çağrışımların serpintisine...
Büyük ve öfkesizdi. Bir zamanlar öfkeli, kızgın bir gençlik geçirmiş, olanca ateşini püskürmüş eteklerine. Şimdi eteklerinde soğumuş, katılmış, genişleye genişleye yayılan ince işlenmiş dantel dokulu küçük tepeciklerdi gençliği. Her şey gelip geçmişti artık. Öfkesi dinmişti. Gazap dedikleri bir gençlik efkârıydı yalnızca...
Her sevda hikâyesi, sevda hikâyesi olmaktan başka bir şeydir aslında. Her sevdanın bir yanı da zulüm hikâyesidir...