" Coğrafya kaderdir"
Peki hiçbir coğrafyaya ait olamamak...Var olmaya çalıştığınız her yerde coğrafyanın sizi, âdeta kusarak içerisinden atmak istemesi...
Binlerce yıldır kutsal saydığımız veya saymadığımız, ama varlığını kabul ettiğimiz bir çok din ve Tanrı sığdı yeryüzüne, sadece Yezidilerin dinine ve inanışlarına yer yoktu...
İnanışlarına göre Tanrı insanı yaratıp meleklerinden ona secde etmesini istediğinde, baş melek Tavus(Yezidilerin kutsalı) buna karşı çıktı. "Ben ateşten yaratıldım, o topraktan.Ona secde etmem" dedi ve cennetten kovuldu.Bu yüzden sonra gelen dinlerde cennetten kovulan şeytanla karıştırıldı.Melek Tavus pişman oldu, Tanrı dan af diledi ve cennete geri döndü oysa ki...Yine de şeytan la özdeşleştirildiğinden, Yezidiler de şeytana tapan olarak hiçbir dinde, hiçbir yerde kabul görmediler...Öyle ki onları öldürmek, işkence etmek cennetle müjdelenmekti...
Tarih boyunca hiçbir dinin, hiçbir kavmin görmediği işkencelere maruz kaldılar ve ne acıdır ki, bunu değişmez kaderleri olarak kabul edip, görünmez yaşamlarına devam ettiler...
Gururu insanlıktan büyük Yezidi kızı Meleknaz ve Mardin li Hüseyin in yollarının kesiştiği, ama bu zorlu kesişmenin çokta uzun süremediği bir hikaye... Büyülü Mezopotamya topraklarına, tadı damağınızda kalacak bir yolculuk...
Ve Yezidi Nergis in ölürken söylediği o son sözcükler, belki de bütün kitabın sığdırılabileceği , herşeyi anlatan, ya da anlamsızlaştıran bir yüktü...Beni de huzurlu başlayıp, huzursuz bir ağırlıkla, insanlığı, insanlığımı sorgulamakla başbaşa bırakan...
" Ben bir insandım"....
Demişti Nergis...Hüseyin öylesine etkilenmiştiki bu hiç görmediği küçük kızın insanlığa olan siteminden...Onun da giderken son söylediği sözler olmuştu...Nergis i ilk kez tam olarak o an anlayabilmişti belki de...