Duru Özdemir

Duru Özdemir
@Duruozde

Duru Özdemir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·147 syf.·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2020 19:40
·
2020 10. kitabı
Richard Bach
8/10 · 80,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Oysa insanların büyük bir çoğunluğu, yaşama fazla mızmızlanmadan katlanıyor ve böylelikle varoluşun değerine inanıyorlar, ama tam da herkes kendi başına olmak ve kendini kanıtlamak isteyerek inanıyor buna, o istisna kişiler gibi çıkmıyorlar kendilerinden dışarıya: kişisel olmayan hiçbir şeyi dikkate almıyorlar bile ya da en fazla zayıf bir gölge kadar çekiyor dikkatlerini. Sadece bundan ibarettir sıradan, sokaktaki insanın gözünde dünyanın değeri, dünyadan daha önemli gördüğü için kendisini.”
“Yargının saf olmayışı ilkin malzemenin elde bulunuş tarzından, yani yetersiz oluşundan, ikinci olarak bu malzemeden toplamın oluşturuluş tarzından ve üçüncü olarak da konunun her bir parçasının da yine saf olmayan bilginin bir sonucu oluşundan ve bunun tam bir zorunluluk oluşundan kaynaklanmaktadır. Örneğin bir insan hakkındaki hiçbir deneyim, insan bize ne kadar yakın durursa dursun, onu tümüyle değerlendirmemizde mantıklı olarak haklı olacağımız kadar eksiksiz değildir; tüm değerlendirmeler acelecidirler ve öyle olmak zorundadırlar. Sonuçta, kullandığımız ölçüt değiştirilemez bir büyüklük değil, kendi özümüzdür; bizim ruh hallerimiz ve yalpalamalarımız vardır, yine de herhangi bir şeyin bizimle ilişkisini adil bir biçimde değerlendirmek için kendimizi sabit bir ölçüt olarak tanımak zorundayızdır.”
“Deniliyor ki insanlık gemisi, yüklendikçe daha güçlü bir su çekimine sahiptir; insanın ne denli derin düşünürse, ne denli narin hissederse, kendini ne denli yüksek görürse, öteki hayvanlarla arasındaki mesafe ne denli büyük olursa – hayvanlar arasında ne denli deha olarak görünürse – dünyanın gerçek özüne ve bu özün bilgisine o denli yakınlaşacağına inanılır: Bilim aracılığıyla gerçekten de yapar bunu, ama daha çok dinleri ve sanatları aracılığıyla yaptığını düşünür.”
“Mantıksal olanın ilk aşaması yargıdır; özü ise, en iyi mantıkçıların saptamasına göre inanca dayanır. Her türlü inancın temelinde, duyumsayan özne bağlamında hoş ya da acı verici olanın duyumsanması yatar. Bu iki tekil duyumun sonucu olarak üçüncü bir duyum, en düşük biçimiyle yargıdır.”