“Yargının saf olmayışı ilkin malzemenin elde bulunuş tarzından, yani yetersiz oluşundan, ikinci olarak bu malzemeden toplamın oluşturuluş tarzından ve üçüncü olarak da konunun her bir parçasının da yine saf olmayan bilginin bir sonucu oluşundan ve bunun tam bir zorunluluk oluşundan kaynaklanmaktadır. Örneğin bir insan hakkındaki hiçbir deneyim, insan bize ne kadar yakın durursa dursun, onu tümüyle değerlendirmemizde mantıklı olarak haklı olacağımız kadar eksiksiz değildir; tüm değerlendirmeler acelecidirler ve öyle olmak zorundadırlar. Sonuçta, kullandığımız ölçüt değiştirilemez bir büyüklük değil, kendi özümüzdür; bizim ruh hallerimiz ve yalpalamalarımız vardır, yine de herhangi bir şeyin bizimle ilişkisini adil bir biçimde değerlendirmek için kendimizi sabit bir ölçüt olarak tanımak zorundayızdır.”