Yörüngesinden çıkmış serseri bir göktaşıydım, dipsiz boşlukta bir şeylere çarparak, parçalanıp ufalanarak savruluyordum, tek ihtiyacım ellerimden tutacak kısacık bir bakış, içtenlikli bir kelimeydi.
Öyle narsistler var ki hiç bir etkileşimde bulunmamanıza rağmen engeli basıyorlar. Hayır yani senin yazdığın iki kıytırık alıntıyı yada okuduğun kitabı görmemek beni enterese etmiyor da senin mallığına üzülüyorum diyesin geliyor. Bu ne kibir😂
“Uzaklık yoktur. Zorunluluk yoktur. Alınır satılırın dışındadır
her şey. "Bir kulak çınlaması / bir kirpik kırılması",
zamanın ve mekanın dışına çıkarır sizi.Birini gerçekten özlemişseniz
ancak o zaman yüreğiniz etinize batar. Hiçbir şey
eskimez yalnızlığın ülkesinde Ömür Hanım.
Camlara vuran ay ışığını bile, her şeyi kirpiklerinizle siler parlatırsınız. Gelen
sitem etmez, gittiğiniz bir iyilikle kucaklar sizi. Gerçeğin paramparça ettiği ne varsa -bir düş, bir niyet, bir olanak- bir kuyumcu titizliğiyle orada bütünleyerek, sabaha başlayabilir insan. Gecesini gündüzlerin, gündüzünü gecelerin dokuduğu has kumaşlardan bir yürek giysisidir. Bencil gibi görünen bir serdengeçtidir yalnızlık; gider kalabalıkla yıkanır, gelir kalabalıktan
yıkanır.
Yalnızlık bizim içeriye ve dışarıya ışık veren biricik penceremizdir
Ömür Hanım ... İki kanadı vardır, istekten ve korkudan;
çarpar durur bir ömür içimizde ...”