Kıskançlık kıyaslamadan gelir, alabildigine kıyaslayın kendinizi. Aslında hiç kimse kendini başkalarıyla kıyaslamamalı çünkü herkes tektir, biriciktir. Adıyla, sanıyla, görüșleriyle, konuşmalarıyla, karakteriyle, her șeyi ile her insan 6-7 milyar kiși arasında tektir. O yüzden kıyaslamanın geregi yok, ama yine de ego bunu yaptırır bize. İşte bu
çalışmada da olabildiğince kıyaslayın kendinizi başkalarıyla. Kıskanın kıskanabildiğiniz kadar, 15 dakika boyun
ca yapın. Sonra beș dakika yerde öylece uzanın. Anlayacaksınız ki kıskançlık boş ve amaçsızmış.
Kişi için iyi olanla yapmak istediği arasında bir gerilim vardır. Çünkü herkes, özellikle de yaşlılar her zaman yaptıklarını yapmak ister. Ancak kökleşmiş alışkanlıklar geliştiren beynin artık daha fazla düşünmesine gerek kalmaz.
Bir şeyler çok hızlı ve yeterli derecede otomatik pilotta, genelde de çok üstün bir șekilde halledilir. Bu da rutinlere yapışıp kalma eğilimi yaratr. Bunu kırmanın tek yolu beyni yeni bilgilerle uğraştırmaktır.
Kendisine başarısızlık hakkını tanımayan insanlar, hayatın gerçeklerine aykırı yüksek beklentileri olan bir patronla çalışıyor gibidir. Patronu kızdırmaktan çok korkarsın ve ne yaparsan yap ufacık bir başarısız olma ihtimali ya
patronu kızdırırsa diye başarının sınanacağı her ihtimalden kaçmaya başlarsın. Böyle olunca konfor alanından çıkmak istemezsin ve hayatta yeni noktalara gelmen, yeni keșifler
yapman çok zorlaşır, çünkü içindeki acımasız patronu kızdırmaktan korkarsın. Başarısızlığıns şefkat göster ki başarıya cesaretin olsun.