Nermin Yıldırım'ın tüm kitap kapaklarında bir obje ipe dolanmış haldedir. Sadece Ev kitabının kapağında ev resmi yumağa ya da yumak bir eve bağlanmış haldedir. Unutma dersleri yazarın okuduğum 5. kitabı oldu. Kitapların hepsinde kapaklarındaki ip haricinde de bir bağlantı var. Hepsinde de yazarın bir derdi var. Olaylar, durumlar, kişiler değişse de aslında temelde dert hep aynı. Hepsinin geçmiş ile bir derdi var. Kitaplarda hep bir hafıza var. kimi zaman yurt hafızası, kimi zaman ev hafızası, kimi zaman vicdan hafızası...
Şimdiye dek okuduklarım içinde belki beni en çok sarsan değildi Unutma Dersleri ama Nermin Yıldırım'ın en muzip kitabıydı sanırım. Kahramanımız Feribe'nin yorumları, kendine yaptığı elestiriler kimi zaman kahkaha atmama neden oldu.
Henüz NY ile tanışmadıysanız acele edin. Pişman olmayacaksınız.
Keyifli okumalar dilerim.
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Hep Kitap Yayınları · 20205,5bin okunma
Nermin Yıldırım'in bitirdiğim her kitabından sonra bu kadar geç tanıştığımız için hayiflaniyorum. Yine tadına doyamadıgim, temposu hiç düşmeyen bir buluşma oldu. Suad, Behiye, Eliz, Rıdvan... NY 'nin yazdığı gibi " dünyanın delik deşik olmuş atlasında, saklı bahçelerin lekeli haritasında, hiç kimse, herkes demekti. Herkesse, hiç kimse tabii. Düştüğümüz bu bahçedeki herkes, hiç kimsenin hikayesini kendisine aitmiş gibi okumalı, icabında sırtında bir yara gibi tasimaliydi. Çünkü biriciklige meftun yaralılar kabul etmek istemeseler de bütün yaralar aynı kanardı ve onları iyileştirmenin tek yolu hepsini aynı kabukla baglamakti. Bu yüzden bir yaralı öbürüne el sallamali, ıslık calmali, işaret fişekleri yakıp, güvercinler yollamaliydi. Dünyanın bütün yaralıların en cok kanadiklari yerlerden birleşmesi lazımdı."
Bu kitabı okumadan önce Unutma Beni Apartmanı'ni okumalısınız. Çünkü kitaptaki yan karakterlerden beşinin hikayesi o kitapta. Keyifli okumalar.
Doğu'yu en güzel anlatan yazarlardan olan Amin Maalouf'un geçmişle, dostlarla, vatanla, iç savaşla olan yüzleşme romanı. Çok dinli, çok kültürlü coğrafyayi anlama gayretini yine çok güzel anlatmış.
Doğu'dan UzaktaAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma
Selahattin Demirtaş'i okuyor olmaktan kimseye izahat vermem gerekmiyor.. Ki onunla aynı siyasi kanaate sahip olmasam da okurum.okumadan anlayamam. Bir önceki kitabı Devran i da okuyup çok etkilenmiştim. Özellikle Ardiye adlı hikaye , gelip bir yumru olup oturmuştu kalbime. Yazar kitaplarında propaganda yapmıyor zaten. Misal batıda doğup büyümüş bir göçmen ailesi çocuğu olarak bana, benim bakamadigim, görmediğim yerden anlatıyor hikayelerini. Ve o hikayeler benim kalbime değiyor. Anlayış gelistirebiliyorum.
Gelelim Seher'e.. kitap katledilen ve şiddet mağduru olan kadinlara ithaf edilmiş. Çoğu kadın hikayesi. Okurken bir erkek ne güzel yazmış kadın olmayı dedim. Seher, Nazan, Semra, Mina, Rukiye ve dişi güvercin... Hepsi bizim gerceğimiz. Her biri farklı adlarla bu topraklarda var oldular.
Sevgimiz de, mesleğimize, evinizde, düşüncemizde, vicdanimizda, emegimizde, sevincimizde, gozyasimizda, kiyafetimizde, arzularınız da özgür olabildigimiz günlere inançla...
Bu cehaleti, sapkınlığı insanın aklı almıyor. Kitabı okuduğum süre boyunca insanların bu sapıklara nasıl inanabildiklerini kendime sorup durdum. İsmail Saymaz Allah ile aldatmanın nasil olduğunu dehşet verici gerçeklerle anlatmış.