Duygu Kurt

Hayatın devraldığı Sessiz bir özsudur acı Birikir yüreğinin kıvrımlarında Ve ağar gözlerine ağır ağır Bulutlar yere inmiştir artık Ya da gurbettesindir Unutma Bir hayalet gibi kapındadır Yalnızlık denilen şey Ufkun kararabilir birden İçin çölleşebilir Kaçışın bile bir adımdır Ya da dönüşündür kendine Unutma Her sayfası kederle kararan Bir hüzün defterine döner günler Ve her sabah 'merhaba hüzün' 'merhaba yalnızlık' Diyerek başlarsın hayata Ama hayat bağışlamayacaktır seni Unutma Üstelik günlüğü yoktur hüznün Hiçbir zaman da tutulmayacaktır Serüvenlerin yorgun yeniği Elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün Ya da hasta bir tanıdıktır ancak Hepsi o kadar
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ellerini yüzümde gezdir, Sil alnımdaki yorgunluğu, Gözlerimin altından Yaşamak korkusunu al, Avuçlarından çıkmış bir heykel olsun başım. Sonra sen de gözlerini kapat, Bırak, ellerin sessizce düşünsün Düşüncende yaşamak isterim ben Bir gün en yalnız saatinde Parmak uçlarından Ve avuçlarından Gelip konuşurum seninle. Ahmet Hamdi Tanpınar✨
Hayat kaldığı yerden yeniden başlar.
Aptal biri değilim. Sadece bir insanın daha ne kadar düşebileceğine dair iflah olmaz bir merakım var.
CEBECİ İSTASYONU VE... SEN Cebeci İstasyonu'nda bir akşamüstü Kimse bilmiyordu bizi. İncecikten bir yağmur yağıyordu yollara Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi. Sıcak bir kara sevda yüreğimizin başında Bağdaş kurup oturmuştu, acımsı, buruk. Mühürlenmişti ağzımız bir sessizlik içinde Sessizliği üstümüzden atamıyorduk. Bir saçak altında kararsız, yorgun Saatlerce duruyorduk. Kimse görmüyordu bizi. Cebeci İstasyonu'nda bir akşamüstü Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi. Cebeci İstasyonu'nda bir akşamüstü Bir başka türlüydü bu insanlar, Sen bir başka türlüydün. Gözlerin yine öyle bir bilinmez renkteydi. Gözlerin gözlerimde erimekteydi. Bir mermer heykel gibi yanımda duruyordun Beni bırakma diyordun. Meyhane sarhoşları gibi sırılsıklam Bir yalnızlık duyuyorduk Ağlıyordun... ağlıyordun... ... 🖊 Yavuz Bülent Bakiler - Harman