Bir dişi isteği miydi bu, yoksa başını dizlerine dayayabileceği bir anne isteği miydi ya da içi titreyerek, saçlarını okşaya okşaya, onun bütün üzüntülerine kanat gerebileceği bir çocuk isteği mi, rahat rahat içini dökeceği bir dost, gerekirse en küçük bir utanca düşmeden yüzünü omuzlarının arasına koyup hıçkıra hıçkıra ağlayabileceği bir kardeş isteği miydi?...