Bilir misiniz, adamcağızın biri on beş yaşındaki oğlunu evlendirmek istemiş. Ahbaplarından biri de “Daha küçük! Aklı başına gelsin de ondan sonra evlendirin!" demiş. O adam da "Aklı başına gelirse hiç evlenir mi?” karşılığında bulunmuş!
“Gençlikte, bir kadın, bir oyuncak sanılır. Sonra sevdin mi, sonra onun sesini aramaya başladın mı, onun ayak sesini işitir gibi olmak derecesine geldin mi, sonra ruhunun derinliklerindeki hislerin -senin her arzuna karşı- isyan ederek, "Keşke görmeyeydim, keşke sevmeyeydim..." inlemesiyle üzüldün mü o zaman kalbinin en derin yerinde, bilmem nasıl bir damarın parça parça olduğunu duyarsın.”