Emin K.

Emin K.
"Bilgeliğin arttığı yerde keder de artar ve bilgisini arttıran, derdini de arttırır."
Uçurtmaların Tekmil İpleri Kopmuştu. Üşüyorduk. Kötüydük. Göğün Elleri Koynundaydı. Sokaklarda Düş Toplayan Dilsiz Bir Rüzgâr Kalmıştı: Bıraktım o kırık, yaprak gibi titreyen sesimi mezarında dönerken dünyanın üstünü açan çocuğun yanı başına...
Sayfa 87 - İz Yayıncılık, 2. Baskı, 2016·Kitabı okudu
Reklam
Zamanın Öcü Ballanır
bana bak şimdi, yüzümden hiç ayırma gözlerini ey şiirimin gelini, ey tek tanığı yenilgilerimin       korku süsler mi hiç bir yörük kızının eğnini zaman kıtsa azalmışsa sevişim yorulmuşsa şarkım umudu çalınmış yavan günler yaşadığımdandır ... kimseden el almadık, kul olmadık ya kimseye      kıyarlar bize artık, zamanın öcü nasıl ballanır çay demleyelim yine de çocuk görmeye gidelim      ağzımızın tadı ölürken bile asla bozulmasın
Sayfa 81 - İz Yayıncılık, 2. Baskı, 2016·Kitabı okudu
Pusatlarımız birbirine doğrulsa da kalabalıktı hâlâ ağzımız Göbek ve sakal bırakıyorduk. Enfiye kutularımız doluydu. Bin türlü cilvesi, işvesi vardı dilberlerimizin kapımızda köpekler oynaşıyordu, köçekler... Sesimiz güzeldi. Emirlerimiz ejder kovalıyordu atlas yataklarda. Süslü kitaplarda. Birden bıçak kemiğe dayandı. İrkildik. Dilimiz küçüldü. Ekmeğimiz, cesaretimiz, seccademiz küçüldü evimiz barkımız, kesemiz kefemiz küçüldü yüreğimiz, aklımız fikrimiz küçüldü büyüdü gözlerimiz. Korktuk. Yutkunduk. Uyuşmuş başımızı zor kaldırdık yerden ve gördük ki dilimiz tutulmadan önce gökyüzünde, yıldızların ortasında, yakasını yırtıp usul usul kanıyordu ay.
Sayfa 73 - İz Yayıncılık, 2. Baskı, 2016·Kitabı okudu
Üstümüze Kapanan Şarkı
Selam sana ey söz yontucusu bahadır yürekli kış Ey dünyayı bizden saklayan büyük ve beyaz perde Caddelerde, göğe karşı kurduğumuz murdar evlerde Bir ayet salkımı olup bize ölümü hatırlatan bakış Dilsiz kurbanlarız hepimiz cellâdına yaltaklanan Dışarıda destansı efelik, bin türlü kepazelik içerde Ey çoban çevgeniyle büyüyen mektepsiz berduşlar İçinde sıkıştığımız o rüyaları hiç ağlamadan itelim Mızıka çalalım, körlere sinemalarda yer gösterelim Cepheden geç dönen bir asker gibi baksınlar bize Kardan adamların içinde kırpalım ayaza gözlerimizi Bulsunlar kolaysa, kış ikindisinin evinde gizlenelim Selam sana ey dinledikçe üstümüze kapanan şarkı Ey avazımızı kandıran neşide, ey sinsi alışkanlık Ocağımız söndü işte, terekemizi çakallara kaptırdık Kumaştan çalan terzinin evinde ıskaladık hep hayatı Hissesi bol bir oyundu bizimki bunca alkışa bakılırsa Güzellik uykusundaydık hani, sıçrayarak uyandık Perde! Ne kırk gece yanan ışık ne kar altında ıskat Kulakta ezan, eğinde kefen, yâr dudağında çığlık
Sayfa 62 - İz Yayıncılık, 2. Baskı, 2016·Kitabı okudu
Koynumda yeşeren ekinsin, bitmemiş dualar içinde Bulup getiriyorsun kente henüz yenilmemiş ilgileri Anahtarı çevirdiğim zaman dünyanın o bütün itliği Dışarıda kalıyor ya, bu kötü diyorum kendi kendime Herkesi sevesim geliyor yanında düşüyor süngülerim Ayırmak zorlaşıyor öfkeli sözlerden destansı bir şiiri Sevgili yalnızlığım, yanındayım işte, bir güzel sevin Karlar altında çırpınıp duran ferhadsız dağlar gibiyim
Sayfa 51 - İz Yayıncılık, 2. Baskı, 2016·Kitabı okudu
Reklam