Emin K.

Emin K.
"Bilgeliğin arttığı yerde keder de artar ve bilgisini arttıran, derdini de arttırır."
daha da kötüsü ben asla bilemedim neye yabancıydım ve kim için ne kadar yerli... hiçbir gün sağ salim geçemedim kendi ülkemi. o yüzden ne çok çağırdım ah ne çok annemi şiire, şiire annemi.
Sayfa 35 - Okur Kitaplığı, 1. Baskı, 2012·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
şam, selahaddin'in de eviydi nureddin'in de koşardık ona akşamdan hep aynı yerde kopuyor film, aynı yerden ısırıyor bizi hâlâ şeytan ah! inmesin bir kere de şu okçular ganimet için uhud dağından
Sayfa 24 - Okur Kitaplığı, 1. Baskı, 2012·Kitabı okudu
Serazat değilim omzumdan aşağı bastırıyor dünya didişecek gücüm yok Kendini keman sanan odunların çıkardığı bu yangından tıkanır gibi sarıl
Sayfa 9 - Okur Kitaplığı, 1. Baskı, 2012·Kitabı okudu

Emin K.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
2024 1. kitabı
Tanıklık kavramı oldukça önemli bir kavram, Biraz açalım isterim. İnsan, doğduğu andan itibaren hayatına bir tanık arar. Bu, bizim psikolojik ihtiyacımız. Düşünün, küçük bir çocuk ilk kez takla attığında ya da kaydırağın tepesine ilk kez çıktığında ne yapar? Dönüp ana babasının gözlerine bakar, Bu şu demektir: “Beni gördün mü? Başarıma/sevincime tanık oldun mu?” Çocuğun hayatında ana babanın tanıklığı ne denli fazla ise çocuk o denli sağlam bir psikolojiyle büyür. Zira tanıklık “Seni görüyorum” anlamına gelir. “Senin için buradayım, seni gözlemliyorum, duygunu fark ediyorum ve o duyguyu hissedip bana döndüğünde gözlerimi gözlerinle buluşturacak kadar seni görüyorum!” Tanıklığın önemli bir bileşeni daha vardır: Müdahil olmamak! Tanık görendir, fark edendir, tüm farkındalığıyla anı takip edendir. Anı yöneten, duruma müdahale eden, ona yön veren kişi değildir. Bizler ana babalar olarak çoğunlukla anın tanığı olamayız çünkü onu yönetmek isteriz. Çocuğumuz bir deneme yapıyor diyelim, basit bir şey olsun. Kendine su doldurmaya çalışıyor olsun, örneğin. İyi bir tanık, çocuğunun gayretini sessizce izler. Çocuğunun sürahiyi kaldırmak için verdiği emeği, içindeki azmi, gayreti görür. O sırada çocuğunun gayret duygusunu içine akıtır. Duygudaşlık yapar. Çocuk, suyu koyarken belki biraz döker. İyi bir tanık sessizce izlemeye devam eder. Bu izleyiş “Ters bir şey olursa müdahale edeyim” kaygısıyla örülmüş bir izleyiş değildir. Sakin bir sükünet içinde evladının büyüyüşünü izleyen huzurlu bir ebeveyn izleyişidir bu. Nihayetinde çocuk, döke saça da olsa suyu doldurur ve ilk iş olarak zaferini paylaşmak için bir çift göz arar, Tanığın gözlerini... Eğer gözleri onun gözleriyle buluşursa bu an, çocuğun zihninde keyif dolu bir başarı olarak kayıt altına alınır. Bu kayıtlar zaman içinde öz
Sayfa 95 - Aile Yayınları, 1. Baskı, 2023·Kitabı okudu