Hermann Hesse 〆 Siddhartha
Bir Brahmin'in genç ve zeki oğlu Siddhartha'nın kendini, iç huzurunu bulma çabası içinde çıktığı ruhani yolculuğunda yalnız bırakmamak adına, Hermann Hesse'nin ününe sebebiyet veren bu kitabı okuyup bitirmiş bulunmaktayım.
Daha önce bu ve benzeri bir çok kitabı elimden geldiğince rastladıkça okudum. Fakat diğerleriyle arasında derin bir fark olmakla birlikte tam anlamıyla coşkun ve insana bir şeyler vermekten çok uzak bir eser olarak geldi bana.
Sebebi ise kendi öz ben'ini bulmak, nesnelerin anlamını ve duyguların şiarını sorgulamak, kendini tanırken kendinden geçecek kadar derbeder bir hayatı tadımlamak için ormanlarda dilenerek yaşamanın hazzına kavuşmayı arzulamak, tözünün toprağını bulmak adına sürekli ama sürekli bir arayış içindeyken en nihayetinde arayışın kendisinin asıl büyük bir kayıp olduğunu keşfedip aslında müjdeye varmak için çıkılan yolun sonunun değil yolun bizatihi önemini ve değerini kavrayan Siddhartha, niyetinin çok dışında davranan bir karakter olarak 'çocuk insan' olarak tabir edilen günlük yaşamın kaosuna bulanmış toplumun bir bireyi olunca gözümdeki ilahi ve şiirsel duruşu bozuldu gitti.
Hesse bir insanın yaşam çizgisinde başına gelebilecek bir çok durumu, tinsel yolculuk kavramının altında karakterinin olaylarına örgü ederken aslında sadece Budizmin içrekliğine değil tüm dinlerin yaşanma olgusunun insana 'inanç' mahiyetiyle tezahür edişini anlatıyor.
Kitap özel bir kitap-okunması gereken bir kitap-tözü özünden gelen bir kitap amaaaaaa anlaşılmadan okunması halinde basit bir mutluluk arayışından başka hiçbir kapıya çıkmaz.