Lütfen incelemeyi bu kitabı okuyanlar ve okumadan önce farklı bakış açısı kazanmak isteyenler okusun...
"Kendi kendimizle mücadelelerimiz de bile kendilerimiz birbirine karşı yalnızdır." Evet kitap kendisini yine kendi bünyesinde çok güzel bir şekilde özetlemiş. Kitabın ana çizgisi bunun üzerine ilerliyor. Kendi kendimizle mücadelemiz. Ve yalnızlığımız. Öncelikle kitap enfes ruhsal tahlillerde bulunuyor. Okuma zevkini yükselten ana etkenlerden birisi bu. Araya giren birçok yabancı terim olsa da okuma bütünlüğümüze bir zararları yok. Hatta durumların açıklanmasında önemli dayanak noktaları bu terimler. Şimdi kitabın asıl anlattığı ama tam olarak çıkaramadığımız o duruma gelelim. Yani kitabın alt metni. Neredeyse her müzikte,her filmde ve her kitapta bir alt metin vardır. Aslında asıl düşüncenin altta kalmasının sebebi gerçeğin hazmedilemez korkunçluğudur. Ve sanatçı bizi bu gerçekle direk yüz yüze getirmez. Getiren eserler de toplum tarafından damgalanır. Toplum demişken romandaki karakterler üzerinden ilerleyelim. Tüm karakterlerden bahsetmek lüzumsuz. İki karakter dısındakiler tamamlayıcı karakter. Ama bazı tamamlayıcı karakterlerin temsil ettikleri kavramlar önemli olduğu için bahsetmek gerekiyor. Bunlardan ilki Besim. Besim temel iç güdüleri temsil ediyor. Açlık ve şehvet. Biz romanda şehvetten çok oburluğunun baskınlığını görüyoruz. Açlığı dışarı muazzam bir gevezelik olarak yansıyor. Bu gevezelik onun hazcı yapısının temel tepkisi. Her ne kadar hazlarına göre yaşasa da bundan herhangi bir utanç duymuyor. Aksine cemiyetle dalga geçer gibi bir hali var. Tüm bu alaycılığına karşın içinde içinde herhangi bir gizli kapaklı iş çevirme dürtüsü veya gereksiz kompleksleri yok. Kitaptaki en açık sözlü karakter denebilir. O ikinci kişiliğinin izinden gitse de onu