Yabanıl bir çam ağacında, bir sabah, içerideki canın dışarı çıkmak İçin kabuğunu tam çatlattığı anda, bir kelebek kozasını görme fırsatını nasıl elde etmiş olduğumu hatırladım. Bekliyor, bekliyordum; o ise gecikiyordu; benimde işim vardı…. Bunun İçin ona eğildim, soluğumla ısıtmaya başladım: Onu sabırla ısıtıyordum. Mucize benim önümde, doğal hızında daha hızla oluşmaya başladı; kabuğun hepsi açılıp kelebek göründü. Ama ben heyecanımı asla unutmayacağım: Kanatları kıvrıntılıydı ve açılmamıştı, bütün vücudu titriyor, kanatlarını açmaya çalışıyor, ama beceremiyordu. Bense ona soluğumla yardımcı olmaya çalışıyordum. Ama boşuna. Onun güneşte sabırla olgunlaşmaya ve açılışa gereksinmesi vardı; Şimdiyse,artık vakit geçmişti. Soluğum kelebeği yedi aylık bebek gibi vaktinden önce, daha buruşuk bir halde dışarı çıkmaya zorlamıştı. Olgunlaşmamış halde çıktı, umutsuzca kımıldadı, biraz sonra da avucumun içinde öldü. Kelebeğin bu tüylü iskeleti, sanırım ki, bilincimde ki en büyük ağırlıktı. Ve işte bugün, ta derinden anladım: Yüzyıllık yasaları oldu bittiye getirmek öldürücü bir günahtır; ölümsüz uyumu güvenle izlemek insanın borcudur.
“Patron,” dedi, “ sen şimdi sanıyorsun ki, oturup sana adet olduğu üzere Girit’te kaç Müslümanın kafasını koparıp kaçının kulağını kestiğimi anlatacağım. Bunu aklından çıkar; ben bunu yapmaya üşeniyor, utanıyorum. Aklımın başımda olduğu şu sırada, sana hiçbir şey yapmamış bir insana saldırıp onu ısırmanı, burnunu koparmanı, kulağını kesmeni, karnını deşmeni ve bu arada Tanrı’yı da yardıma çağırmanı gerektiren kudurganlık nedir diye düşünüyorum; bu, Tanrı da gelip burun ve kulak kessin ve işkembe deşsin mi denektir?… Ama o zaman kanım kaynıyordu patron; düşünecek kafa nerde bende? Tam ve namuslu düşünceler, sessizlik, ihtiyarlık ve dişsizlik ister.Dişsiz olduğun zaman: ‘Ayıp çocuklar, ısırmayın!’ demek kolaydır. Ama, otuz dişin olunca… İnsan gençliğinde canavardır, evcilleşmek bilmez canavardır ve insan yer.”
Senin o sevdiğin Japon’lar ne diyor? Fuşodin! Ölçülülük, dayanıklılık, yüzün hareketsiz bir maske gibi gülümseyişi. Ama maskenin arkasında ne olup bitiyor, o bizim bileceğimiz iştir.