O gece ilk kez öylesine büyülenmisçesine
hissettigim o güçten beslenerek yaşıyorum. Beni nereye
sürüklediğini sorgulamıyorum: Belki baskalarının günah
diye adlandırdığı bir başka uçuruma, belki de yüceliklere
sürükleyecek. Bunu bilmiyorum, bilmek de istemiyorum.
"Çünkü sadece kendi kaderlerini bir gizem olarak yaşayabilenlerin gerçek anlamda yaşadıklarına inanıyorum."
O karanlık, soğuk şehir, o gürültülü,
kasvetli yalnızlık bir anda eriyip yok oldu, tek işi öylece
durup gelebilecek herkesi beklemek olan biri çıkıp insanı kurtararak bütün buzlarını çözebiliyordu; tekrar özgürce
nefes alıp, o çelik zindanın ortasında yaşamın aydınlık hafifliğini tekrar hissedebiliyordunuz. Bunu bilmek, pek
çok elin dokunuşuyla aşırı kirlenmiş, yaşlılıktan katılaşmış, aşınmış da olsa, korkularından kurtulmak için tutunabilecekleri, sarılabilecekleri herhangi bir şeyin olduğunu hissetmek yalnızlar için, kendi içine hapsolmuş
insanlar için ne mucizevi bir şeydi.