Ne tarafından yamalanacaksa artık bilmiyorum.
Off, her şey de bu kadar dert edilir mi canım!
Sa-na-neee yangından, selden , mülteciden , göçmenden, virüsten!
İşte bu kadar dert edersen dünyayı ,kapatırlar seni bir odaya.
Hişt, sessiz ol bakayım hâlâ bir şey anlatmaya çalışıyorsun!Önce senin şu ağzına yama yapmalıyım.Konuşmuyor resmen kusuyorsun öfkeni , taramalı tüfek gibi tariyorsun her lafinla.
Yahu , ben senin gibi hayli duyarlı kişilik olabilir miyim? Söylediklerinin hiç tesiri yok. İçimden geçip gitmeyi bırak ,kulağımın kenarında bir sinek vizirtisi gibi lafların.
Off , sinek de yazın insanı nasıl da fitil eder.Onlar da hiç çekilmez. Kafama konduklarinda sessizce beş parmakla siper alıp tam 12 'den onların değil kendi pekmezimi ortaya döktüğüm çok olmuştur. Ne illet şeyler ! Pencereyi kapatsan sıcaktan ölürüm , pencereyi açsam evi istilâ ederler. Doğal zeytinyağlı sabunlar ile kaynar sularla yıkanırım. Çöplükte olan hayvanın benim gibi tertemiz kadının kafasında elinde orasinda burasında ne işi olur anlamıyorum. Tıpkı senin gibi ! Durduk yere huzur kaçırır pis mahluk!
Yok yok ,olmayacak böyle elimde onarilmayacak kadar çok senin parçalanmış tarafların. Annemden kalma eski püskü şu kahverengi dikiş makinesi ile ancak hakkından gelirim senin.
Hah, bugünlerde antika diyorlar buna . Yahu eskiyi de antika diye kıymetlendirir olduk.
"Hurdaacııı" diye seslenen adama verseydim şimdi ne güzel 10 mandal , bir de leğenim olurdu.
Neyse ,şu radyoyu da açayım. Ne hurda makinenin ne de senin hassas ruhunu dinleyemem.Radyoda sanki senle bir olmuş. Batsın Bu Dünya diyor Orhan Baba . Ne bu ya! Herkesi baba bellemişiz. Tabiaati ise ana ! Tabii, babalarla hayata isyan ederken şişelerimiz analarımızın bağrına atilir. Anamız hep toplar arkamizi. Bu Tabiat Ana'nın