Ebru AY

Ebru AY
@Ebbruay
“Zorluklardan yıldızlara”
Türk Dili ve Edebiyatı
Dicle Üniversitesi
493 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Tahirle zühre meselesi
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte yani yürekte. Meselâ bir barikatta dövüşerek meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken meselâ denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir ayrılmak istemezsin dünyadan ama o senden ayrılacak yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Nazım Hikmet Ran
Reklam
Şaşırdım Kaldım İşte
Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla, Bâzan sessiz sedasız, ipekten kanatlarla, Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla, Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla, Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla, Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla, Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla, Sözde senden kaçıyorum doludizgin atlarla.. Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle, Öldür bendeki beni, sonra dirilt kendinle, Çarpsan karasevdayı en azından yüzbinle, Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle. Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle, Ama her defasında geri döndüm seninle. Hangi düğüm çözülür nazla, sitemle, kinle? Ne olur bir gün beni, kapında olsun dinle.. Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin? Bazan kızkardeşimsin, bazan öpöz annemsin, Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin, Eksilmeyen çilemsin, Orada ufuk çizgim, burda yanım yöremsin, Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin, Çaresizim, çaremsin. Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin? Yavuz Bülent Bâkiler
Üçüncü Şahsın Şiiri
Gözlerin gözlerime değince felâketim olurdu ağlardım beni sevmiyordun bilirdim bir sevdiğin vardı duyardım çöp gibi bir oğlan ipince hayırsızın biriydi fikrimce ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım felâketim olurdu ağlardım ne vakit maçka’dan geçsem limanda hep gemiler olurdu ağaçlar kuş gibi gülerdi bir rüzgâr aklımı alırdı sessizce bir cıgara yakardın parmaklarımın ucunu yakardın kirpiklerini eğerdin bakardın üşürdüm içim ürperirdi felâketim olurdu ağlardım akşamlar bir roman gibi biterdi jezabel kan içinde yatardı limandan bir gemi giderdi sen kalkıp ona giderdin benzin mum gibi giderdin sabaha kadar kalırdın hayırsızın biriydi fikrimce güldü mü cenazeye benzerdi hele seni kollarına aldı mı felâketim olurdu ağlardım
Yaşamak
Biliyorum, kolay değil yaşamak; Gönül verip türkü söylemek yâr üstüne; Yıldız ışığında dolaşıp geceleri, Gündüzleri günışığında ısınmak; Şöyle bir fırsat bulup yarım gün, Yan gelebilmek Çamlıca tepesine… – Bin türlü mavi akar Boğaz’dan – Herşeyi unutabilmek maviler içinde. II Biliyorum, kolay değil yaşamak; Ama işte Bir ölünün hâlâ yatağı sıcak, Birinin saati işliyor kolunda. Yaşamak kolay değil ya kardeşler, Ölmek de değil; Kolay değil bu dünyadan ayrılmak. Orhan Veli Kanık