Kalbim ağrıyor" demenin zarifcesi nedir mesela? Unutulmuş yahut yarım kalmış bir hikayenin kahramanı olmanın sancısı nasıl dile dökülür zarifce. Kimseyi kırmadan, incitmeden; "Beni kuytu bir köşede unutun ne olur, yürüdüğüm yolun izlerine yük oluyorum" diyememenin ağrısı zerafette hangi kelimeye tekabül eder? Bir çiçek koyabilsek keşke bizde kalbimizin pencere önüne. "İçeride bir hasta var, kalbi yorgun." Ne olur az biraz sessizlik. Az ötede oynasın dünya, oyunlarını. Nefsim sesini kıssın az biraz. Kafamın içinde ki sesler dinsin.Bulmalıyım bir yol. Derdimi, hüznümü bir sarı çiçekle anlatacak kadar zarif bir yol. Ben yollar ararken, yarım kalmış hikâyemin şairi şöyle diyordu; "Sen, derdini kalbine çiçek diye takanların da Rabbisin, kalbimin gergefine bir kanaviçe çiçeği misali kondur derdini. Derdinle çiçeklendir kalbimi."
حتى في بطن الحوت كان هناك أمل.
-
Balinanın içinde bile bir umut vardı.
-
Sen hâlâ hergünü umutsuz olarak mı görüyorsun!
Zennûn/Balık sahibini de (an)! Hani kızgınlıkla (kavmini bırakıp) gitmiş ve onu sıkıntıya düşürmeyeceğimizi sanmıştı. (Onu balık karnında hapsetmekle cezalandırınca) karanlıklar içinde seslenmişti: “Senden başka (ibadeti hak eden) ilah yok! Sen tüm eksikliklerden münezzehsin. Şüphesiz ki ben, zalimlerden oldum.” Biz, onun (duasına) icabet ettik ve onu dertten/üzüntüden kurtardık. İşte iman edenleri de böyle kurtarırız.
(21/Enbiyâ, 87/88)
Yanında huzur bulduğun kimseleri kırmayı, üzmeyin ve yermeyi bırak! Çünkü bazı insanlar bahar gibidir. Onlarla çiçekler açar kalbinde. Dikkat et! Şeytanın onlarla aranı açmasına izin verme baharın son olmasın.
كل ربيع يبدأ بزهرة واحدة.
Her bahar bir çiçekle başlar.
Bazen şeytan ve şeytanlaşmış insanlar yaşama sermayesi olan umudu elden alır. Umut zayıflayınca yaşamak zevki elden gider. Yaşama zevki elden gidince kişi ölmek ister, sanki ölüm onun için bir kurtuluşmus gibi.. Duygular pencere gibidir şeytan hangisini kapatırsa geriye bir travma bırakır. Kapalı olan duygular zamanla açık olan duyguları da kapatır. Pencereni şeytanın ve emsallerinin kapatmasına izin verme.. Bak yağmur yağıyor susuz toprağının buna ihtiyacı var pencerelerini aç hüznüne sağanaklar vursun..
Şimdi, ey Müslüman! Bir asrı aşan miskinliğe son vermek ve imanımızla ayağa kalkmak zamanı gelmedi mi? Üzerimizdeki sihirli toz bulutunu dağıtıp ümmet şuuruyla kucaklaşmak için daha neyi bekliyoruz?