Neredeyse uzun bir müddet bu kitabı okumayı erteliyor idim. Nihayet geçen gün elime aldım ve 2 gün içerisinde bitirdim. Kitap gayet güzel, okuması da zevkliydi ama bir sıkıntı var. Sabahattin Ali'nin hayat görüşünü, dini görüşünü az buçuk hepimiz biliyoruzdur ve bu kitaplarına da yansımış bence. Kitabın bir bölümünde Yusuf devlet dairesinde çalışırken babası Kaymakam Selahattin Bey, Yusuf'a çevresindeki insanlar hakkında şöyle bir cümle kuruyor: "Korkarım bizim ihtiyarlar seni de namaza başlatacaklar." Ayrıca bu bahsettiği ihtiyar insanların işleri sırasında kalkıp abdest almalarından sanki çok değişik bir şeymiş gibi bahsetmiş. Yeteri kadar rahatsız edici...
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,5bin okunma
Tüm erkeklerin okumasını ısrarla isteyeceğim bir kitap oldu benim için. Kadınların her alanda kendini özgürce ifade edebildiği bir toplum gelişmeye müsaittir bunu asla unutmamalıyız.
Bu kitap Samipaşazade Sezai'nin Alphonse Daudet'nin "L"Arlésienne" adlı hikayesinin çevirisidir.Üslubu oldukça güzel ve akıcı bir kitap.Bu kitap içerisinde bölüm bölüm hikayelerden oluşuyor. Benim en beğenerek okuduğum hikaye ise Arlezyalı hikayesi oldu. Bu hikayede okurken gözlemlediğim en büyük şey ise insanların depresyon ve mutsuzluk hallerinde sanılanın aksine ağlama,huzursuzluk,bitkinlik halleri görülmez. Depresyonda olan,hayattan ümidini kesmiş kişilerin etraflarında bunu göstermeme çabaları ve bu ağır üzüntülerini kahkalarının ardına sakladıklarını, adeta çok mutluymuşcasına bir imaj çizdiklerini bu hikayeden net bir şekilde çıkarabilirsiniz. Bu yüzden bu hikayeden çıkardığım en büyük ders etrafta mutlu görünen insanların aslında hayatlarında binbir türlü zorluklarının olduğunu ve buna göre davranılması gerektiğini, çok mutlu gözüken insanlara ayrıyeten dikkat etmemiz gerektiği oldu.
Tavsiyemdir. Keyifli okumalar.
Kitabı okurken bambaşka alemlere gidip gelmek mümkün. Küçücük bir kız çocuğunun belki de tüm insanlığa örnek olması gereken merhameti,sevgisi beni çok etkiledi. Kitabı okurken 80'li, 90'lı yıllarda yaşıyormuşum gibi o sıcaklığı ve samimiyeti hissettim. Eski dönemlerde kadın olmanın zorluğunu Fatiş karakteri ile bir kez daha anladım.Halit karakteri ile insanın en kötü döneminde bile bir kurtarıcısının mutlaka olabileceğini düşünüyorum artık.Küçücük bir kız çocuğunun aile sevgisini hiç tatmamış olup bu sevgiyi babaannesinde görüp ona sımsıkı sarılması çok etkileyiciydi. Bir diğer önemli karakter ise Kaya'ydı. Sofia ile Kaya'nın arasındaki sevgi bağı, tüm mahallelinin Kaya'dan korkmasına rağmen Sofia'nın onunla sürekli dertleşmesi, Kaya'nın adeta hayatının dönüm noktası olması küçük bir çocuğun bile en az bir yetişkin kadar önemli olduğunu,onları sevip,daima fikirlerine önem vermemiz gerektiğinin en büyük kanıtıydı bana göre. Başlarda bu çocuk okuma yazma bile öğrenemez diyen öğretmenine inat çalışıp didinip Psikiyatr olan Sofia bize daima hayallerimize sımsıkı sarılmamız gerektiğini hatırlatsın. Bir çocuğun gözünden bakınca dünyaya aslında gördüğümüz her şey, bakış açımız değişir. Küçücük yüreğinde kocaman dertler taşıyan Sofia'ya sımsıkı sarılmak istedim. Kısacası bu kitap bana çok şey kazandırdı. Kendimden izler buldum. Tüm okurlara tavsiye ediyorum.
Teşekkürler.
SofiaKader Keskin · Payidar Yayınevi · 20219 okunma