Geçen her gün özlemimiz için bin gün gibi geldi, işte böyle sevdik biz birbirimizi. Ancak yedi yıl geçtiğinde sanki yalnızca bir gün beklemiştik birbirimizi. Böyle bekledim ben Yakup'u, böyle sevdi Yakup beni.
Üçüncü Güvercinin hikayesi Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ölümsüz Kardeşin gözleri savaş bittikten sonra, Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor ise kendi köklerini ifade etmeyi arayan bir bilincin sonunda ortaya çıkmıştır.
Kitaptaki üç öyküde de insanlar huzuru, barışı, Tanrı'yı ve kendilerini arıyorlar, bu arayış sırasında kendi yaşamlarını sorguluyorlar. Üç öyküde de barış özlemini dile getiren yazar; savaşın, şiddetin, gücün ve öldürmenin acımasızlığına vurgu yapıyor. Üç öykünün ikisi Kutsal Kitap'tan, üçüncüsü bir Hint efsanesinden alınma.
Yazar Üçüncü Güvercinin Hikayesi için Kutsal Kitap'taki Nuh Tufanı'ndan esinlenmiş. Eski Ahit'teki hikayede Nuh,suların çekilip çekilmediğini anlamak için önce bir kuzgun
gönderir. Kuzgun uçup gider fakat geri dönmez . Sonra bir güvercin gönderir, konacak yer bulamayan güvercin gemiye geri döner. Yedi gün sonra Nuh güvercini tekrar salar, güvercin gagasında yeni kopmuş bir zeytin dalıyla gelir. Nuh suların çekilmiş olduğunu anlar, yedi gün bekledikten sonra güvercini tekrar gönderir, bu kez güvercin geri dönmez. Çünkü tufan sona ermiştir, dünya barışı, huzuru bulmuştur. Ancak Zweig'ın öyküsündeki Üçüncü Güvercinin geri dönmeme nedeni tam tersidir. 1916 yılında basılan öyküde savaşın dehşeti engeller güvercinin geri dönmesini.
Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor'da ise yazarın çok sevdiği merhamet ve hoşgörü konusu işleniyor. Tanrı'nın karşısına çıkan ve yoldan çıkan çocuklarını affetmesini isteyen, Tanrı'ya yalvaran, O'na sonsuz merhametini vesabrını
hatırlatan Rahel gibi Zweig da insanlığı barışa, hoşgörülü ve merhametli olmaya çağırıyor.
1929 yılında basılan öykünün ana kaynağı yine Kutsal Kitap. Yakup'un Rahel'le tanışması, dayısının yanında kaldığı süre içinde Rahel'e aşık olması, onunla evlenebilmek için Lavan'ıri yanında yedi yıl
Madame de prie unutuldu. Onun garip ölümü, Fransa'da fazla uzun bir ilgi görmemiş, unutulmaz bir komedi oynamak için harcamış olduğu çaresiz çabada boşa gitmişti. Gerçekleşmesini dilediği şan, ölümüyle zorla elde etmek istediği ölümsüzlük, adının yanından geçip gitmişti. Kaderi kayıtsız olayları tozlu enkazının altında kalmıştı. Çünkü dünya tarihi davetsiz misafirleri tolere etmez. Kahramanlarını kendi seçer, işi olmayanları tüm çabalarına karşı merhamet göstermeden geri yollar.