Sen Mem û Zin’i
Ben Ferhat ile Şirin’i
Sen Cigerxwîn’i Otuzüç Kurşun’u
Ben Nazım’ı, Cahit’i, Turgut’u
Sen gözleri deprem kızını kara çadırın
Ben Sürmeli Bey ağıdını
Sen Dicle’yi, durgun ve nazlı
Ben Kızılırmak’ı, mağrur ve geniş
Sen Siverekli öfkeyi Fransız önünde
Ben dağların onuru Kamalı Efe’yi
Sen Cudi’yi uçurum ve doruk
Ben Konya ovasını beyaz ve tenha
Sen düşmanını ağırlayan konukluğu
Ben son lokmasını konuğa sunan saygıyı
Sen karın türküsünü dağlardan dağlara
Ben köpük köpük büyüsünü denizlerin
Sen değirmen taşı bir zamanı boynunda
Ben göğsümde kadranı paramparça bir saati
Sen ancak benimle onaracağın acıyı
Ben yalnız seninle sileceğim utancı
İnsana haddinden fazla dokunmamalı.
Bir yerleri var, ince bir yerleri, işte oraya değmemeli.
Herkes herkesi anladığını iddia ediyor,
Kimsenin kimseyi anladığı falan yok.
İyisi mi; "samimiyetsiz samimiyetler."