“…Çok fazla acı çekmelerine izin verme. Ölmeleri gerekiyorsa, ölümleri çabuk olsun. Onlar için bir cennet bile sağlayabilirsin. Cennet için sana ihtiyacımız var. Cehennemi kendi başımıza da yapabiliyoruz.”
“Ama bir kez geçti mi kim acıyı anımsayabilir ki? Acıdan geriye kalan bir gölgeden ibaret, zihinde bile değil sadece bedende.Acı insanda iz bırakır, ama görülmeyecek kadar derinde.”
“Ah, hepimiz zavallıydık! Her şey, hepimiz için küçük bir şeyle başlamıştı. Benim yaşadıklarıma sebep olan, tam da kötü bir zamanda büfede duran, unutulmuş bir hediye olan bir şişe kırmızı şaraptı. Hagen’in durumu da böyle olmalıydı. Daima küçük bir şeyle başlar, sonra devleşip etrafımızı sarar ve özgürlüğe sadece parmaklıkların arasından bakarız…”