BİR ÇÖKÜŞÜN ÖYKÜSÜ
STEFAN ZWEIG
SAYFA SAYISI:56
1881 yılında Viyana’da doğan yazarın roman, şiir, öykü, deneme ve oyun gibi farklı türlerde yazılmış birçok eseri bulunmaktadır. Savaş karşıtı olan yazarımız Salzburg, İngiltere, Brezilya gibi birçok Avrupa ülkesinde yaşamış olup 1942 yılında, Hitlerin yarattığı kaosun ve faşist düzenin kalıcı olacağına inanması ve bu inançtan dolayı büyük bir umutsuzluk, karamsarlık hissettiğini dile getirmiştir. Nazi baskısına dayanamayıp karısı ile birlikte intihar etmiştir. Satranç yazdığı son kitabı olup bir nevi veda kitabı gibi adlandırılmaktadır. Kendisine ait 773’ten fazla eseri bulunmaktadır. Yazarın psikolojiye ve Freud’a duyduğu yoğun ilgi kitaplarındaki anlatımlarına da yansımıştır. Tarihsel karakterler üzerine yazdığı yaşam öyküleri psikolojik çözümlemeler bakımından son derece zengindir. Zweig eserlerinde, duru bir dil kullanmakta olup okuyucusunu, betimlemeleriyle sanki o anın içine katıyor gibi yazmaktadır.
Madame de Prie, Fransız sarayında etkin bir yere sahip olup günün birinde kralın gözünden düşmesiyle Normandiya’ya sürülmüştür. Bundan sonraki süreçte tekrar saraya dönme yolları arayan aristokrat, ilgi odağı olmaya alışmış Madam Prie’in şatafatlı günlerine dönmek için yaptığı planları, bu arada yaşadığı bunalımlarını ve hayatına, yalnızlığından dolayı sokmak istediği kendine uygun olmayan erkeklerle olan ilişkilerini okuyacağınız ilginç bir eser. Okuyacak olanlar için çok fazla konusuna girmek istemediğim fakat herkese önerebileceğim sürükleyici, güzel bir kitap.
Alıntılar
Tek bir insanın diğeri için neler ifade edeceğini hiç bilmemişti, çünkü hiç yalnız kalmamıştı.” (s. 13)
Oysa kadının bedenini sonunda bir nöbet gibi yarıp çıkan şey, içinde esir gibi tuttuğu ağlamaydı yalnızca (Sf:25)