Ebru Işık

Reklam
8/10
·110 syf.·
Beğendi
·
2025 36. kitabı
SABIR TAŞI ATIQ RAHIMI SAYFA SAYISI:110 1962 doğumlu olan yazar Sovyet işgalinin ardından bir yıl Pakistan’a sığınmıştır. Daha sonra siyasi sığınma alarak Fransa’ya yerleşmiş olan Afgan yazardan okuduğum ilk kitap. Kadın olmanın her coğrafyada ne kadar zor olduğunu akıcı bir dille ve ustalıkla yazmış ki, yazarın aldığı 2008 Goncourt ödülünü sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum. Aynı zamanda filme uyarlanmış bir eser. Savaşın ortasında geçen kitabın konusu, kafasında kurşun ile yaşama savaşı veren ve bir köşede sürekli konuşmadan tepkisiz bir şekilde yatan bir adamla,ona bakan karısının hikayesini kadının dilinden anlatmaktadır. Bir taraftan kadının kocasına karşı duyduğu öfkeyi dışa vururken iç hesaplaşmalarına da tanık olacaksınız. Geçmişte kocasının kendisine yaşattığı acıları adamın çaresizliğinden faydalanarak dile getirmesini okuyacaksınız. Kocasını Seng-i Sabur yani Sabır Taşı’na benzeterek geçmiş sorgulamaları ve itiraflarıyla geçen kitabın olay örgüsü ve kurgusu açısından son derece akıcı bir dile hakim olduğunu görüyorsunuz. Konusu açısından hiç sıkılmadan bir solukta okuyacağınız fakat şu anda yaşanan savaşın gerçek yüzünü bir kez daha karşınızda bulacağınız için belki de size kasvetli gelebilir. Okunması gereken sarsıcı bir kitap olduğunu düşünmekteyim. Alıntılar Bilgelerin sözleri doğruymuş: Silahların zevkini tatmış birine asla güvenmemeli! (Sf:54) Her mutluluk iki mutsuzluk doğurur. Birilerinin mutluluğu diğerlerinin mutsuzluğuna neden olur. Acı olsa da böyledir.(Sf:81) Atiq Rahimi
Sabır TaşıAtiq Rahimi · Can Yayınları · 2023817 okunma
9/10
·176 syf.·
Beğendi
·
2025 35. kitabı
CÜRET NESLİHAN ÖNDEROĞLU SAYFA SAYISI:171 İstanbul’da doğan yazarımız Boğaziçi Üniversitesi İşletme mezunu olup ilk öykü kitabı İçeri Girmez miydiniz? ile 2013 Haldun Taner Öykü Ödülü almıştır. 2018’ de, Yeryüzü Yorgunları romanı ile Melih Cevdet Anday edebiyat ödülüne layık görülmüştür. Bu kitabıyla ise 2024 Duygu Asena roman ödülünü almıştır. Ayrıca bu kitabın 2015’te ailesi ile birlikte Bodrum’dan Yunanistan’a şişme botla geçmeye çalışırken, annesi ve kardeşi ile boğulan üç yaşındaki Suriye’li Aylan Kurdi adlı çocuğa ithaf edilmiş olması çok güzel düşünülmüş. Son derece kolay anlaşılır bir anlatıma sahip olan yazarın kitaplarını okurken hiç sıkılmadan bir solukta okuyacağınızı bilmelisiniz. Cüret adlı bu romanıyla tanışmış olduğum yazarın diğer kitaplarının da okunması gerektiği kanısındayım. Hatta kendisini neden bu kadar geç tanıdığınıza üzülebilirsiniz. Romanımızın konusuna gelecek olursak, hakim Reşat Bey ve aksi, huysuz, otoriter eşi Aliye Hanım’ın, rahatsız, engelli oğulları Oğuz’a bakmaları için küçük yaşta eve aldıkları besleme Gül’ün iç burkan öyküsüne tanıklık edeceksiniz. Yıllar geçtikçe Oğuz ile Gül arasında gelişen yakınlık nedeniyle Gül’ün Oğuz’u korumacı bir tavırla sahip çıkmasını ve bu sırada yaşananları bir solukta okuyacaksınız. Bu kitap Oğuz’u herkesten hatta annesinden bile korumaya çalışırken, komşu Resul’ün de olayların içine girmesiyle yaşanan trajik olayları anlatan bir eser. Üçünün birlikte bulundukları ortamdan kaçma çabasına ortak olacaksınız. Bu sırada göçmenlerle yaşanan sorunlar nedeniyle dışarıda kaotik bir ortamın içine düşüyorlar. Bu durumdan kurtulmaya çalışırken yaşananları yazarımız o kadar güzel dile getiriyor ki kitap bitsin istemiyorsunuz ama bir yandan da bir an önce karakterlerimize ne olduğunu öğrenmek istiyorsunuz.
CüretNeslihan Önderoğlu · Everest Yayınları · 2023216 okunma
8/10
·68 syf.·
Beğendi
·
2025 34. kitabı
ALTINCI KOĞUŞ ANTON CEHOV SAYFA SAYISI:68 Cehov, tıp fakültesi mezunu olup doktorluğun yanı sıra birçok eser bırakarak öykü ve tiyatro oyunlarıyla edebiyat dünyasında yer edinmiş önemli Rus yazarlarından biridir. Dilinin akıcılığı, yaptığı betimlemelerle, okuyucuyu yazdıklarının içine alan, olayları yaşatan bir anlatıma sahiptir. Kısa olmasına rağmen derin mesajlar veren, altı çizilerek okunması gereken eserlerinden biridir. Vişne Bahçesi,Vanya Dayı,Martı ve Düello önemli eserlerinden sadece birkaçıdır. Bir akıl hastanesinde doktor olan Andrey Yefimıç ile İvan Dmitriç adlı hastanın felsefi çatışmalarını anlatan, bu çatışmalar sırasında hastasının sohbetinden son derece keyif alan doktorun, çevresinden kendisine gelen tepkilere tanık oluyorsunuz. Fakat hasta Dmitriç’in hastaneden kurtulma çabasına karşılık, orada yaşadıklarını görmezden gelen doktorun bencilliğini ve olaylar karşısında takındığı umursamaz tavrını bir solukta okuyacaksınız. Soylu sınıftan gelen doktorun 6.koğuştaki akıl hastası Dmitriç ile olan bağı, çevresi tarafından yadırganmış olmasına rağmen bu iletişimi koparmayan doktorumuzun hazin öyküsüne tanıklık edeceksiniz. Severek okuyacağınızı düşündüğüm bu kitabı ve diğer Cehov eserlerini tavsiye ederim. Alıntılar ️Aslında insan, iradesi dışında birtakım tesadüfler tarafından yokluktan var olmuştur.(Sf:23) ️Hayatı idrak etmeye çabalayan özgür ve derin düşünce, saçma dünyevi kaygıları tamamıyla hor görme; işte bu iki şey, insanın daha yükseğini göremeyeceği iki lütuftur. (SF:33)
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,3bin okunma