Ebru Işık

“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
7/10
·280 syf.·
Beğendi
·
2025 38. kitabı
GİZLİ BAHÇE FRANCES HODGSON BURNETT SAYFA SAYISI:280 1849 yılında doğan yazar güzel bir çocukluk dönemi geçirdiği sırada babasının ölümü ile bir anda maddi sıkıntıya düştüklerinden, ailesine katkıda bulunmak için yazarlığa yönelmiştir. Yayınlanmış birçok eseri bulunmaktadır. Bunlardan biri olan Gizli Bahçe birçok yerde çocuk romanı olarak geçse de, konusu açısından yetişkinlere de hitap edecek tarzda akıcı bir dille yazılmış insanda pozitif düşüncelere sebep olan çok keyifli bir romandır. Kitabın aynı zamanda 2020 yılında filme uyarlandığını da belirtmekte fayda var. Konusuna gelecek olursak, Hindistan’dan kolera salgını sebebiyle İngiltere’deki  ailesinden tek kalan eniştesinin yanına gönderilen ve burada yaşamak zorunda kalan huysuz, aksi ve son derece bencil bir çocuk olan Mary’nin yeni hayatında karşısına çıkan insanlarla ilişkilerini anlatan bu arada o aksi çocuğun nasıl iyi birine dönüştüğünü anlatan içinizi açacak sıcacık bir öykü. Kitap konusuyla bana çocukluğumda severek izlediğim çizgi film Heidi’yi hatırlattı. Onun yaşama sevincini kitap ilerledikçe, Mary’de görüyorsunuz. Herkesin kendine göre çıkarım yapabileceği gerçek anlamda hem çocuklara hem de yetişkinlere yönelik olan bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Eminim pişman olmayacaksınız. Alıntılar Belki de başlangıç, güzel şeyler meydana gelinceye kadar güzel şeyler olacağını söylemektir sadece. (SF:221) İnsanlar bilinmeyen yeni bir şeyin yapılabileceğine inanmayı ilk başta reddederler, sonra bunun yapılacağını ummaya başlarlar, daha sonra da yapılabildiğini görürler. Yapıldıktan sonra da bütün dünya bunun neden yüzyıllarca önce yapılmadığına şaşar. (Sf:259)
Gizli BahçeFrances Hodgson Burnett · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,7bin okunma
7/10
·200 syf.·
Beğendi
·
2025 37. kitabı
DELİBO MURAT UYURKULAK SAYFA SAYISI:200 Aydın’da doğan aslen İzmir’li olan yazar İstanbul’da yaşamaktadır. 1972 doğumlu olan yazarın Tol, Har ve Merhume adlı romanlarının yanı sıra Bazuka adlı bir hikaye kitabı vardır. Roman ve hikayeleri on dilde çevrilmiştir. Gazetecilik,çevirmenlik,yayıncılık gibi işlerde çalışmıştır. Delibo yazarla tanışma kitabım diyebilirim. Bu kitap için akıcı bir dile sahip denilebilir. Sağlam bir kalemi olmasına rağmen kurgudaki geçişlerde insanı yoran bir tarzda olduğu söylenebilir. Yazardan okuduğum ilk kitap olmasından mı bilemiyorum ama konu ne kadar iyi olsa da bazı bölümlerdeki durağanlık istemeden de olsa bitse artık dedirtti. Bir taraftan Yusuf’un çocukluk aşkı Yasemin’e olan tutkusuna rağmen sessiz kalması ve bir türlü itirafını gerçekleştirememesi, bir taraftan da bu sırada mahallenin Delibo’sunun kaybı ve onu bulma çabalarını ve bu kaybın bulunmasının, neden bu kadar önemli olduğunu merakla okuyorsunuz. Yani aslında tam bir tezatlık içinde okunan bir kitap. Zaman zaman sıkıldığınızı düşünürken bir anda kitabın içine sürükleniyorsunuz. Bazen Yusuf’un karamsarlığı sizi sıkarken bir anda içinde geçen olaylar yüzünüzde tebessüm oluşturuyor. Babası ile olan diyaloglarda son derece düşündürücü. Günümüz ile geçmişi bir arada anlatırken çok hızlı geçişlerin olması arada okuyucu sıkabilir. Fakat kurgunun iyi olması ve neden Delibo’yu bulmak istemelerini bir an önce öğrenmek isterken sabırsız davranabilirsiniz. Kitabı sevip sevmeyeceğinize okuyup kendiniz karar verin derim. Ben okuduğum için mutluyum ama aynı yazardan üstüne hemen bir kitap daha okur muyum bilemiyorum. Fakat ilerde Tol ve Har adlı romanlarını da okuyacağım. Bir yazara tek kitapla şans vermek adetim değildir. Üstelik bu kadar sevilen ve kalemi güçlü bir yazarsa,
DeliboMurat Uyurkulak · Can Yayınları · 2020739 okunma
8/10
·110 syf.·
Beğendi
·
2025 36. kitabı
SABIR TAŞI ATIQ RAHIMI SAYFA SAYISI:110 1962 doğumlu olan yazar Sovyet işgalinin ardından bir yıl Pakistan’a sığınmıştır. Daha sonra siyasi sığınma alarak Fransa’ya yerleşmiş olan Afgan yazardan okuduğum ilk kitap. Kadın olmanın her coğrafyada ne kadar zor olduğunu akıcı bir dille ve ustalıkla yazmış ki, yazarın aldığı 2008 Goncourt ödülünü sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum. Aynı zamanda filme uyarlanmış bir eser. Savaşın ortasında geçen kitabın konusu, kafasında kurşun ile yaşama savaşı veren ve bir köşede sürekli konuşmadan tepkisiz bir şekilde yatan bir adamla,ona bakan karısının hikayesini kadının dilinden anlatmaktadır. Bir taraftan kadının kocasına karşı duyduğu öfkeyi dışa vururken iç hesaplaşmalarına da tanık olacaksınız. Geçmişte kocasının kendisine yaşattığı acıları adamın çaresizliğinden faydalanarak dile getirmesini okuyacaksınız. Kocasını Seng-i Sabur yani Sabır Taşı’na benzeterek geçmiş sorgulamaları ve itiraflarıyla geçen kitabın olay örgüsü ve kurgusu açısından son derece akıcı bir dile hakim olduğunu görüyorsunuz. Konusu açısından hiç sıkılmadan bir solukta okuyacağınız fakat şu anda yaşanan savaşın gerçek yüzünü bir kez daha karşınızda bulacağınız için belki de size kasvetli gelebilir. Okunması gereken sarsıcı bir kitap olduğunu düşünmekteyim. Alıntılar Bilgelerin sözleri doğruymuş: Silahların zevkini tatmış birine asla güvenmemeli! (Sf:54) Her mutluluk iki mutsuzluk doğurur. Birilerinin mutluluğu diğerlerinin mutsuzluğuna neden olur. Acı olsa da böyledir.(Sf:81) Atiq Rahimi
Sabır TaşıAtiq Rahimi · Can Yayınları · 2023816 okunma